Kunduracı Suat Amca’nın sesleri

Sizin hiç akordeon çalan komşunuz oldu mu?

Benim oldu;
anlatayım..

Her zaman beyefendi insan, Suat Bardakçı; kunduracı Suat Amca.. Onu en son dükkânında ziyarete gittiğimde, derin bir uykudaydı. Önlüğü üzerinde, kucağında bir ayakkabı, önünde dikiş makinesi ve arkasındaki duvarda koca bir ömrün hatırası yüzlerce fotoğraf… Onu uyandırıp merhaba demeyi düşündüm bir an, sonra vazgeçtim; rüyasını bölmek olmazdı. Rüya görmez mi insan gözünü her kapattığında?

Her şeyin daha bir değerli olduğu günlerde, ayakkabılarımız da değerliydi elbet. Mahalle maçlarında pis burun şutlara daha fazla dayanamayan ayakkabımın burnunun ızdırabını, Suat Amca dindirirdi. Annemin verdiği tamir ücretini cebime koyup, “Borcumuz ne kadar Suat Amca?” diye sorduğumda aldığım cevap sıcak bir gülümseme ve saçlarımı okşayan elleri olurdu. Tamir ücreti bana mı kalmış olurdu? Anneme söylesem bir dert, söylemesem de bakkaldan leblebi tozu alsam azıcık, o da ayrı bir dert. Neyse…

Sabah erken saatte pencerenin arkasına geçer, Suat Amca’nın işe gidişini izlerdim. Bisikletine biner, eşi Atıfet Teyze ile vedalaşır, bisikletiyle gözden kaybolurdu. Kaybolmadan öncesi var tabii; sokağın sonundaki dut ağacının yanına gelince durur, geriye bakardı. Sokağın başında onu gözleyen eşiyle birbirlerine el sallarlar, işe gitme ritüelini tamamlarlardı.

Bu gidişin bir de dönüşü olurdu. Akşam iş dönüşü sokağı yarıladığı anda bisikletinin zilini bir kaç kez çalardı. Kulağı, aklı, yüreği eşinde olan Atıfet Teyze evin kapısını aralayıp sokağa çıkardı. Bu da naif kavuşma ritüeliydi; ve benim sözcük haznem henüz olan biteni tanımlayacak düzeyde değildi. Oysa ne kadar göz önünde bir karşılığı varmış bu gördüklerimin; aşk!

Hele gecelerimizi görseydiniz; şenlikti! Yazın bütün mahalle geç saatlere kadar kapı önlerinde otururdu. Merdivenlere kilimler serilir, çaylar demlenir, ferahlatan salatalıklar soyulur, insanın insana olan sıcaklığı gece yarılarına kadar sürerdi. Bizim kapı önünde farklı bir şey vardı; akordeon sesi… Suat Amca çocuklarını kapının önüne çıkarır, gece boyunca onlara akordeon çalardı. Genişleyip daralan körükten, gün boyu kundura tamir eden o ellerin tuşlardaki valsinden, havaya yayılan o müthiş ezgiden gözlerimi ve yüreğimi alamazdım. Suat Amca sayesindedir ki, bir çok kez uykumda akordeon ezgileri, rüyalarıma fon müziği olmuştur.

Az önce vals dedim ya, Suat Amca ve eşi Atıfet Teyze ile bir düğüne, davete denk gelirseniz mutlaka o an’ı beklerdiniz. O an ne zaman mı? Düğünün halay çekme zamanına erişmeden hemen önce. Henüz romantik şarkılar okunuyorken, zurna ve davul sahne almamışken… Orkestradan bir vals ezgisi tınlayıverince, gözler Suat Amca ve Atıfet Teyze’de olurdu. Bütün beyefendiliğiyle Suat Amca ayağa kalkar, eşine elini uzatır ve vals böylece başlardı. Tüm sahneyi birlikte nasıl da uyumla dönerlerdi! Vals ezgilerinin onlar için bestelendiğini düşünürdüm; ki hâlâ düşünürüm. Evet doğru tahmin ettiniz. O gece rüyalarımda vals yapardım annemle; ama ne rüyalardı onlar öyle!

Suat Amca gençliğinde orkestrada çalarmış. Eski dükkânının olanca karmaşıklığında, duvarlardaki binlerce fotoğrafın içerisinde, bir de bateri bulunurdu. Lise yıllarımda kurduğumuz müzik grubu için o bateriyi ödünç istemiştim kendisinden. Cunda Çocuk Yuvası’nda verdiğimiz konserde o bateriyi kullandık. Benim solist veya müzisyen olduğumu düşünmeyin. Orkestradaki görevim davula ayakla vurulduğunda ileri doğru yürümesini engellemekti; ben, orkestranın ‘davul tutucusu’ydum.

Yıllar yıllar geçti. Atıfet Teyze de, Suat Amca da sonsuzluğa gitti. O akordeonun, bisiklet zilinin, yürüyen davulun sesini; aşkla çarpan yüreklerin baharda uçuşan papatya yaprakları gibi dönüp durdukları o vals ezgilerini hiç unutmam. Ne güzel büyüdüm onlarla.

Bakmayın yıllar sonra mahallenin, evlerin sessizliğine… Ben o kapının önünden geçerken, bisikletin zil sesini duyuyor, sokağın başına çeviriyorum yüzümü hâlâ…

6 YORUMLAR

  1. Yazın bunları ne olur, her kimse yaşayan yazsın… İnan’ın çok az şey kalacak geriye bu kadar kıymetli. Elinize yüreğinize sağlık, kaleminize kuvvet.

  2. Merhaba Sevgili Turgut… Ayvalık sevgiyi besliyor diye düşündüm yazını okurken… Yüreğine beynine sağlık…
    Sana ve Ayvalıklı arkadaşlara sevgiler yolluyorum… Güzel bir güne/ günlere… / Esen Yel – 14 Mayıs

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here