Babası Ziya Şensal ve Dayısı Rahmi Gençer’den sonra 2. kuşak Ticaret Odası Başkan Adayı olan Aydın Şensal’a seçim süreci, aday listesi ve Oktay Karanfil ile ilgili basında çıkan haberleri sorduk. Yönetime geldiğinde uygulamaya geçireceği projeleri anlatan Şensal Ayvalık’ta turizmin geliştirilmesi açısından yeni pazarlama stratejilerine ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Aileden ‘zeytinci’ olan Aydın Şensal, gençlerin istihdam edilmesine yönelik ne tür çalışmalar yapacaklarını da anlattı.

 

Karadiken: Biraz kendinizden bahseder misiniz?

 

Aydın Şensal: 1976 İzmir doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ayvalık’ta tamamladım. Daha sonra Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nde Elektrik Bölümünden mezun oldum. Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde de İngilizce İşletme Bölümü okudum. Vatani görevimi yaptıktan sonra İzmir’de bir yıl iş deneyimim oldu. Daha sonra Ayvalık’a döndüm. Firmamızda iş hayatına atıldım. Firmamız 1940’tan bu yana zeytin ve zeytinyağı imalatına devam ediyor. Aynı zamanda Altınova’da çiftçilik faaliyetlerimi sürdürüyorum. 2005 yılından beri Ticaret Odasında kaydım var. Bu dönemki yönetimde meclis üyeliği görevim devam ediyor. Zeytinyağı Meslek Komitesi Başkanıyım. Ticaret odamızda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde delegelik görevim var. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliğinde Denetim Kurulu Üyeliği yapıyorum. 2006 yılında kurduğumuz Ayvalık Zeytin Üreticileri Derneğinde başkanlık yapıyorum. Ayvalık Zeytinyağının coğrafi işaretinin belirlendiği bir Duyusal Analiz Laboratuvarımız var. Orada panelist olarak görev yapıyorum. Geçen sene kurduğumuz Edremit Körfezi Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Federasyonunda Yönetim Kurulu Üyeliği yapıyorum. Federasyonda zaten dernek olarak kurucu üyeyiz.

 

K.D: Siz epey profesyonel zeytincisiniz yani?

 

A.Ş: Sektörümde Ayvalık ve ülkemi iyi temsil ettiğime inanıyorum. Bunlarla bilfiil ilgileniyorum.

 

K.D: Adaylık sürecinden bahsedelim, nasıl karar verdiniz?

 

A.Ş: Aslında böyle bir planım yoktu. Ani gelişen bir süreç oldu. Ben şu anki yönetim kurulumuzun görevi bırakacağını zannetmiyordum. Bir önceki meclis toplantımızda bundan bahsettiler ama ben yine de devam edeceklerini zannediyordum. Daha sonra yönetim kuruluyla görüştüm devam etmeyeceklerini söylediler. Benim de şu an meclis üyeliği görevim devam ediyor. Sonra düşündüm ve karar verdim. Tabii hızlıca ekibimi kurmak zorundaydım. Çeşitli görüşmeler yaptım, arkadaşlarla ve firmalarla. Onlar destek verince aday olmaya karar verdik ekip olarak. Ekibimizi tamamlamış durumdayız çalışmalarımız devam ediyor. Gün aşırı toplantılar yapıyoruz. Çok güzel fikirler ortaya çıkıyor. İnşallah bunları hayata geçiririz.

 

K.D: İş yerinizde kaç kişiyi istihdam ediyorsunuz?

 

A.Ş: Sürekli istihdam ettiğimiz kişi sayımız 5. Ama bizim sezonumuz biliyorsunuz ki kısıtlı. 2-3 ay civarında zeytin ve zeytinyağı üretimi. O dönemde eleman alıyoruz. Tabii ki zeytin toplama işçimiz buna ek oluyor. Yani zeytin sezonunda, ekim ayında başlıyoruz ocak sonuna kadar istihdam ettiğimiz kişi sayımız fazlalaşıyor.

 

K.D: Seçim sloganı diyelim artık, sürekli bir değişim vurgusu var. Neleri değiştirmeyi hedefliyorsunuz?

 

A.Ş: Değişim vurgusunu aslında çok kullanmayı sevmiyorum. Çünkü geçmiş yönetime sanki gönderme gibi oluyor. Tabii ki değişim olacak ama bizim sloganımız aslında “Sevgiyle, ilgiyle, bilgiyle yönetim.” Üyelerimizle el ele ilkeli yönetim anlayışı içinde olacağız. Bizim sloganımız bu.

 

K.D : Biraz projelerinizden bahsedebilir misiniz?

 

A.Ş: Madem zeytinden açtık konuyu oradan devam edelim. Biliyorsunuz artık geleneksel hale gelen ve her sene düzenlenen Zeytin Hasat Günleri var. Onu zaten devam ettirmeyi düşünüyoruz. Çünkü aslında öyle bir algı var “Zeytinyağı Odası” gibi.  Ama aslında Zeytin Hasat Günleri her kesime her meslek grubuna faydası olan bir etkinlik. Geçen sene İzmir’den gelenler oldu otobüslerle. Burada konakladılar. Turizme katkısı oldu. Festival için gelenler Ayvalık içindeki ya da Cunda’daki restoranlarda yemek yiyor. Esnafa katkısı var, alışveriş yapıyorlar. Bence ben ona katılmıyorum Ayvalık’a başka bir şey kazandırdı bu etkinlik. Zeytin Hasat Günleri Ayvalık’ın tanıtımı için iyi oldu buna devam edeceğiz. Tabii festivalde farklılıklar yapabiliriz.

Devlet desteği konusu var. Elbette üyelerimiz bu desteklerden faydalanmak istiyor. Bununla ilgili projelerimiz var. Bir sürü bakanlıktan kredi destekleri oluyor. Çeşitli bakanlıkların, örneğin turizm, tarım gibi, açıkladıkları hibe programları var. Bunlar takip etmek adına bünyemize uzman katmamız gerekiyor. Tabii bu hibe programlarını takip ederek üyelerimize ulaştırmamız ve duyurmamız gerekiyor. Hatta başvuru aşamasında da üyelerimize yardımcı olmaya yönelik çalışmalar yapacağız. Başvuru dosyalarını bu kredi ve hibeleri takip eden ekip hazırlayabilir. Tabii başvuru takiplerini yapmak gibi bir görev üstleneceğiz.

Düşük faizli kredilerden de bahsedeyim. Şu an zaten “Nefes Kredisi” adı altında bir kredi açıldı. Ayvalık Ticaret Odası buna destek verdi, 200 bin TL para koydu. 6 ay ödemesiz, daha sonra 0,09 faizle toplam 12 ayda ödeme imkanı sundu. Bu güzel bir program. Biz de bankalarla protokoller imzalayıp tekliflerimizi ve taleplerimizi götüreceğiz. Düşük faizli kredi imkanı sunan projelerimiz de var. Aslında bunu hem yatırım yapan hem de işletmeciye farklı sunmak lazım. Yani sıfırdan yatırım yapacak olanla var olan işletmecinin kendini yenileyebilmesi için ayrı ayrı sunmak lazım.

AR-GE Merkezi ve Teknopark projemiz var. Bunlara da Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekler veriyor. Teknolojiyi takip etmemiz şart. Çünkü artık devir öyle. Altınova’da Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kuruluyor. Zaten Ticaret Odası olarak kurucu ortağıyız. Burada kuracağımız Teknopark AR-GE Projesi ile çeşitli projeleri deneme imkanı sunmayı hedefliyoruz. Ne tür bir üretim ya da inovasyon bulduysanız bunu deneyebileceksiniz.

 

K.D: Bahsettiğiniz AR-GE çalışmaları sadece tarım ve gıdaya yönelik mi?

 

A.Ş: Adı Gıda Organize Sanayi ama bu sizi yanıltmasın. Burada her türlü projeyi yapabilirsiniz. Sadece gıda ile alakalı olmak zorunda değil. Bu, her sektörü kapsayan bir proje. Organize İhtisas Küçük Sanayi Sitesi projemiz var. Küçük esnafımızı çok dağınık görüyoruz. Onları bir araya toplayıp daha organize şekilde üretim yapmalarını sağlamak istiyoruz.

Başka bir projemiz ara eleman yetiştiriciliği, hem bölge, hem ilçe, hem de Türkiye’de bu bir problem. KOSGEB, İŞKUR ve Odalar ve Borsalar Birliğinin elemanları yetiştirmek üzere sağladığı projeler var. Hatta bu eğitim sürecinde sigortasını da yapıyorlar maaşını da ödüyorlar.

Turizm ile ilgili projelerimiz de var tabii. Biliyorsunuz dünyada çok önemli fuarlar var; Berlin Fuarı, Moskova Fuarı hatta İstanbul Turizm Fuarı gibi. Bunlara katılmayı hedefliyoruz. Ama tabii bu fuarlara katılıp orada durup broşür ya da CD dağıtmak bir şey getirmiyor. Oralarda bağlantı yapmamız lazım. Yani tur operatörleriyle bağlantı yapıp buraya turist getirmemiz lazım. Bunu da hatta belki otellerle birlikte yapabiliriz. Belki ortak bir bütçe hazırlanır. Tabii buranın doğasına kültürüne uygun tur operatörlerini seçmek kaydıyla. Çünkü her tur operatörünün farklı müşterisi var. Ne amaçla geldiği önemli. Ayvalık’ta daha çok kültür ve gurme turizmini geliştirmeyi hedefliyoruz. Elbette denizimiz güzel, 22 adamız ve koylarımız var. Bunları güzel pazarlamayı düşünüyoruz. Yine turizmle alakalı şöyle bir projemiz var; herkesin artık akıllı telefonu var elinde, bir uygulama yapmak istiyoruz. Bu uygulamayı gezginler cep telefonlarına indirdikleri Ayvalık ile ilgili her şeyi burada bulabilmeleri imkanını sumak istiyoruz. Doğa yürüyüşü, denize girilecek yerler, hangi koylara gidebileceğiniz gibi. Biliyorsunuz Ayvalık’ta 2000’in üzerinde tescilli bina var. Bu büyük bir zenginlik. Hatta derler ya “Medeniyetin Beşiği Hatay” diye ama orada bile 450 tane tescilli bina var. Ayvalık bu konuda çok önde. Bu uygulamada bunları bulabilecekler hatta nerede ibadet edebilirler onu da bulabilecekler. A’dan Z’e her şeyi bu uygulamada bulmaları istiyoruz.

 

K.D: Ayvalık’ta özellikle genç nüfusta ciddi bir işsizlik sorunu var. İnsanlar Ayvalık’tan gidiyorlar. Bu konuda çalışmalar yapacak mısınız?

 

A.Ş: Biraz önce söylediğim gibi, hem ara eleman eksikliğini giderirsek hem de küçük sanayi sitemizi kurarsak bu genç arkadaşlarımızın Ayvalık’ı terk etmesinin önüne geçebileceğimizi düşünüyorum. Bu projeyi zaten istihdam yaratmak için düşündük. Buradan insanlar gitmesin, kendi memleketlerinde çalışabilsinler diye bu projeleri ürettik

 

 

K.D: Turizm fuarlarında tur operatörleriyle bağlantılar kurup buraya turist çekmek istiyoruz dediniz. Çoğu tur operatörü genelde her şey dahil sistemle çalışan büyük otelleri tercih ediyor.

 

A.Ş: Bizim amacımız o değil. Ayvalık’ta zaten her şey dahil sistemle çalışan çok otel yok. Daha çok butik oteller var. Ya da oda kahvaltı çalışan oteller var. Bizim o tür turist getirebilecek operatörlerle anlaşma yapmamız lazım çünkü Ayvalık daha butik konseptte.

 

K.D: Çünkü Ayvalık’ta büyük otel ihtiyacı var gibi bir algı oluşursa daha çok betonlaşmayı getirme tehlikesi taşıyor.

 

A.Ş: Ben zaten doğaya çok düşkünümdür. Yeşili çok seven biriyimdir. Zeytin ağaçlarımızı koruyan bir kanun var, 3573 sayılı kanun. Değiştirilmesi ile alakalı talepler vardı. Bununla çok uğraştık, zeytin ağaçlarımız olduğu yerde kalsın diye. Çünkü Ayvalık zeytin ağaçları ile çok özel bir bölge.Zeytin ağaçlarının çoğu anıt ağaç niteliğinde. Bir de bizim zeytin ağaçlarımız yabani zeytin ağacı ‘delice’ dediğimiz ağaçlar, yüzyıllar önce bunlar aşılanmış Ayvalık tipi zeytin ağaçları oluşmuş bu  şekilde. Bu çok önemli. Bu doğanın kesinlikle bozulmaması gerekiyor. Her kurum, her Sivil Toplum Kuruluşu, Ticaret Odası da dahil buna çok önem vermeli.

 

K.D: Bir yasa geçti biliyorsunuz, orman arazilerinin özel sektöre kiralanması hatta nükleer depolar kurulabilmesine izin verilecek.  Bu yasa Ayvalık’ı nasıl etkiler?

 

A.Ş: Sadece Ayvalık değil hangi bölgede yapılıyorsa orayı kötü şekilde etkileyecektir. Zaten şu anki zeytincilik kanununda diyor ki “3 kilometre mesafede kimyevi atık bırakan, toz çıkaran hiçbir tesis kurulamaz” yani bunlar bırakın zeytin ağacını insana zararlı bunların önüne geçmemiz ve Ayvalık için ne gerekiyorsa bu mücadeleyi vermemiz gerekiyor.

 

K.D: Yani günü geldiğinde bununla mücadelede edeceğinizi mi söylüyorsunuz?

 

A.Ş: Tabii ki! Ayvalık hepimizin, bu doğayı korumamız lazım. Ayvalık bu haliyle güzel. Şimdi gözünüzü bir kapatın, her yanınızı betonların sardığını düşünün; böyle mi güzel yoksa şu anki tarihi dokusuyla mı güzel? Şu ağaçlarımızın çevrelediği ve önünde tarihi binalarımızın, koylarımızın olduğunu düşünün. Cennetteyiz ve bunu korumamız lazım.

 

 

K.D: Yanlış bilmiyorsam babanız da Ticaret Odası Başkanlığı yaptı. “Babadan Oğula” gibi bir durum mu söz konusu?

 

A.Ş: Babadan Oğula gibi düşünmüyorum ama tesadüfi oldu biraz.

 

K.D: Acaba aile hakimiyeti mi söz konusu olacak? Bu konuda çekinceler olduğunu duyduk

 

Ailemden kimse yok listede. Listemizi oluştururken farklı kesimlerden üyeler almaya çalıştık. Cunda, Ayvalık, Sarımsaklı ve Altınova’dan üyeler olsun istedik. Hatta Ayvalık’a sonradan gelen, yani Ayvalıklı olmayan ama burası için bir şeyler yapmak isteyen arkadaşlarımızı da dahil ettik. Çünkü Ayvalık için bir şeyler yapmak istiyorlar. Yelpazeyi geniş tutup her kesimden insan olsun istedik.

 

K.D: Komisyonlarınız belli olmuştur sanıyorum.

 

A.Ş: Hepsi belli. 9 meslek grubumuz var. Bu gruplarda çalışacak arkadaşlarımız belli.

 

K.D: Oktay Karanfil’in açıklamasını sormak istiyorum. Aday listesine Kooperatif olarak yazılmışlar.  Böyle bir adaylık için sanırım yönetim kurulu kararı olması gerekiyor. Bu durumu biraz açıklar mısınız?

 

A.Ş: Oktay Bey ile görüştük. Biz de tabii, açık konuşacağım saklımız gizlimiz yok, işin biraz acemiliğinden böyle bir hata yaptık. Uzun yıllardır Ayvalık Ticaret Odasının çalışmalarını biliyoruz. Ancak ilk kez yönetime dair bir çalışmamız oldu. Kooperatifin orada olmaması gerekiyordu. Sonradan hemen düzelttik zaten. Böyle bir şey zaten etik değil. Listemizden çıkardık.

 

K.D: Dikkatimi çeken başka bir konu var. Ortunç Otel’in sahibi de sanırım listede. Fakat 2011 yılında açılan bir davayla ceza aldılar, biliyorsunuz. Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu’nu ihlalden 2,5 yıl hapis, 25 bin TL’de para cezası almışlar fakat bu ceza tecil edilmişti. Bu cezaya Ortunç Otel’in betonlaşarak genişletilmesi sebep olmuştu. Yargıtay bu cezayı onadı fakat ceza bildiğimiz kadarıyla hala tecil edilmekte. Doğaya, Ayvalık’ın kültürüne sahip çıktığınızı söylüyorsunuz. Onur Tunç’un listede olması çelişki yaratmayacak mı?

 

A.Ş: Ben ceza aldıklarını bilmiyorum. Ben kendilerinin doğayı baltaladıklarına inanmıyorum. Tesisleri de zaten doğaya uygun bir tesis. Doğayı kirletecek bir tesis değil. Ayvalık’ın da çok iyi bir tesisi. Ayvalık dışına çıktığımızda “Ortunç” dediğiniz zaman herkes biliyor. Bence tepki ya da sıkıntı olmayacak diye düşünüyorum. Kendilerini tanıyorum. Doğaya saygılı insanlar.

 

K.D: Eskiden Zeytinciler erken hasada çok karşı çıkıyorlardı. Hatta belli bir zaman diliminden önce zeytinlerin toplanması yasaktı ve bunu engellemek için bekçilik gibi çeşitli önlemler alınmıştı. Şimdi erken hasat popüler hale geldi.

 

A.Ş: O eskide kaldı. Şimdi erken hasat revaçta. Eskiden öyleymiş, geç toplanırmış zeytinler. Ama o dönemde, ben dedemden babamdan da biliyorum, yağlar sızma çıkmazmış. Hep 1 asidin üstünde hatta 2-3 asit yağ yerlermiş. Şimdi erken toplamanın faydası şu; düşük asitli zeytinyağı elde ediyorsunuz. Zeytinyağının maksimum 0,8 asit olması gerekiyor ve duyusal olarak hiçbir kusur içermemesi gerekiyor.  Artık dünyada bu isteniyor. Yüksek polifenol*, yüksek antioksidan özelliği taşıyan zeytinyağı tercih ediliyor. Hatta hem erken topluyorsunuz hem de soğuk sıkım yapıyorsunuz. Butik zeytinyağı üreticilerinde de bu çok revaçta. Tüketici de soğuk sıkım ya da erken hasat zeytinyağını istiyor.

 

K.D: Erken hasat ağaca zarar veren bir şey mi?

 

A.Ş: Ağaca zarar vermiyor. Ama elbette toplama şeklinize göre zarar. Elle mi sıyırıyorsunuz, tarakla mı sıyırıyorsunuz, makine ile mi topluyorsunuz ya da tabii ki ham zeytini düşürmek zordur, yoksa sırık mı vuruyorsunuz? Sırıkla vurursanız tabii zarar görür ağaç. Sonraki sene kendini toparlaması zor olur. Ama sıyırma yöntemi ya da elle toplamak zarar vermiyor. İnsanlar artık erken hasat ürünü istiyor. Hatta bunun için iyi para ödeyenler var. Bence kötü bir uygulama değil.

 

K.D: Zeytin Hasat Festivalini anlattınız ama bu sene 2 ayrı festival oldu.  Biraz daha geliştirmeyi düşünüyor musunuz?

 

A.Ş: Aslında geçen sene tüm İzmir’de billboardlara Hasat Festivali’nin reklamlarını verdi Ticaret Odası. Bana mailler geliyordu. Festivale göre program yapmak istediklerini söylüyorlardı. Aslında bize de gelen çok oluyor ama herhalde bunun reklamı pek iyi yapılamadı. Festivali çeşitlendirebiliriz tabii ama bu biraz da bütçe meselesi. Bizim odamız yüksek bütçeli bir oda değil. Sponsorlar aracılığı ile bu tür etkinlikler düzenlenebiliyor. Belediye ve sivil toplum Kuruluşları destekli düzenlenebiliyor. Hatta biz Ayvalık Zeytin Üreticileri Derneği olarak bir proje hazırladık. Her sene Hasat Günleri için Turizm Bakanlığından hibe sağlıyorduk. Ayvalık’ta da tabii ki Alaçatı Ot Festivali gibi genişletilebilir. Bu olursa sezon biraz daha genişlemiş olur. Ama belki başka bir festival ya da kapsamı genişletilmiş bir Hasat Festivali olabilir. Taklit iyi bir şey değil ama Ot Festivali yapılabilir çünkü bence otun anavatanı burası. Önemli bir şey. Tabii bizim zeytinyağımızla da birleşince müthiş bir gurme turizmi ortaya çıkabilir. Biz çok zengin bir kültüre sahibiz. Mübadelede ya da sonrasında çeşitli yerlerden insanların gelmesi sonucu oluşmuş bu kültür. Mutfak gelişmiş zaten. Buna bir de Ayvalık Zeytinyağını katarsanız müthiş bir mutfak oluyor. Çok zengin bir mutfak ortaya çıkıyor. Belki turizmi böyle de zenginleştirebiliriz diye düşünüyorum.

 

K.D:Diğer aday Ali Gür’e sordum size de sorayım. Biliyorsunuz mevcut belediye başkanı daha önce Ayvalık Ticaret Odası Başkanıydı. Sizin de siyasi kariyer hedefiniz var mı acaba?

 

A.Ş: Yok. Ben öyle bir şey düşünmüyorum. Bu tabii biraz da hedef meselesi. Ticaret Odası Başkanlığı yaparken belki o düşünce oluşabilir, insanlar sizi oraya yakıştırabilir, sizin kafanızda olmasa bile kendinizi bir anda orda bulabilirsiniz. Ama benim şu an öyle bir düşüncem yok.

 

K.D: Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

 

A.Ş: Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum.

 

 

*Polifenol: bitkilerde bulunan doğal kimyasallardır. Vücutta hücresel aşınmayı önlemek adına çalışan geniş bir bileşikler grubu olan antioksidanların bir parçasıdır.

SONY DSC

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here