Bu karşımdaki engin deniz sen misin Tiamat diye bakar dururum yıllardır Ayvalık ve civarından. Şiirler yazıp dururum, bilirim ki benden önce binlerce şiir yazılmıştır ben son değilim. O yüzden yazmaktan vazgeçerim. Helen annemizin sarı saçları o engin maviliğe düştükçe yüreğim yumuşar, yumuşadıkça da zeytinyağı kıvamına gelir. Güzelce Girit ezmesinin üstünde gezdirir, meze yaparsınız. İşte Ayvalık’ın tüm Girit ezmelerindeki zeytinyağı benim ağlak yüreğimin damlalarıdır.

Kulunuz Konyalıdır ama Kral Aegeus’un denizi benim müstemlekem değil, esas memleketimdir. Orası yazdan yaza gittiğim herhangi bir yer değil. Görülecek turistik bir alan değil, denizi gördüğümde karşımdaki Yunani dostlarıma elim başım üstüme selam verdiğim, Dimitris Mystakidis ya da Rumeli Bektaşi havalarıyla rakıma eşlik ettiğim biricik tanrılarımın mekânıdır. Orası benim tapınağımdır.

Daha daha önemlisi, daha da vurucu olanı, kozalaklarda, tekne kazıntılarında, sırça köşklerde, mehtabın bin bir türlü aksinde, şurada ve burada, İda dağının eteklerindeki alabalıkların pullarında, terk edilmiş koylarda ve viranelerde çocukluğumun fragmanlarının serpiştirilmiş olmasıdır. Bunların içinde çocukluğum ve gençliğim durur.

Kimse beni oradan alamaz. Vücudum hicret-i kebire gittiğinde Kydonia’nın soğuk denizinden sesimi duyarsınız. Sizi sirenler gibi çağırarak korkutmam merak etmeyin. Zaten siz de kulaklarınıza tıkacı takarsınız, önleminizi almışsınızdır.

Orası benim, ben orasıyım. Ben Ege’yim. Bu gözler dünyada çok güzel yerler görmüştür, Atlas okyanusu kıyıları da dahil. Hiçbir yer Ege’nin güzelliğini geçemez. Gelsinler de tozunu yesinler. Ege benim. Ayvalık benim. Hepsi bizim. Selamlar olsun Atreusoğullarına! Helen’i de alıp gitiler ama bak orada saçları ışıl ışıl parıldıyor!

Merhabalar!

Bu satırları yazan kişi daha önceleri de başka yerlerde yazmıştı, bilimkurgu siteleri (lostlibrary.org), hukuk felsefesi yazıları (İstanbul Hukuk Dergisi) gibi. Ama uzun süredir kendi bloğumda yazdıklarım hariç başka bir yere yazı yazmamıştım. Kısa da olsa yazılarım burada çıkacağı ve sizinle olacağım için heyecanlı ve mutluyum.

Burada yayınlanan yazıların ekseriyetle Ayvalık ile ilgili olacağı ama başka konulara da açık olduğu söylendi bana. Bu sebeple elimden ve klavyemden geldiğince yazılarımı çiziktirmeye çalışacağım.

Bu fırsatı bana sunan Karadiken web sitesi editörleri ve Tuba Aysun’a teşekkür borçluyum.

 

Turan Argun Sezer kimdir?

1978 Ankara doğumlu, İstanbul’da yaşıyor, boş gezenin boş kalfalığı, haytalık ve her türlü hergeleliği biliyor. En yakınları dahi kendisinin ne yaptığını, hangi işi gördüğünü bilmiyor. Bu yüzden kendisine Fil Kulesi’ndeki unutulmuş kozmik tanrı sıfatını yakıştırır. Başka bir sıfatı ona layık göreni lanetler. Onlar da donmuş yakutlara dönüşürler.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here