”Bilmediğimiz o kadar çok şey var ki…
Bazen ben de buralardan, milliyetçilik noktasında çok önemli, ancak bir ucuyla açık ve insanların duygularına hitap eden yazılar yazdım. Yazmaya devam edeceğim. Çünkü Ayvalık ruhunu kaybetmemeliyiz.”

Ayvalık’ın teslim alınışı yada kurtuluşu…
Ayvalık’ın teslim alındığı gün kentimizde ne oldu biliyor muyuz?
Kimler teslim aldı ve alan birlik komutanı bu geçici süre de neler yaptı onu biliyor muyuz?
İşin doğrusu bilmiyoruz…
İşin doğrusu bilinmesi de istenmiyor…
İşin doğrusu bilmemiz gerekiyor…
Ayvalık gibi bir yerin kurtuluşunu üç satırla, yine kahramanlık türküleriyle, yani hamaset kokan cümlelerle kutlayacak olursak sadece şah damarımız kabarır, gider üç beş domuz vurur, öfkemizi ironi yoluyla kendimize, çevremize, ülkemize ve dünyaya ispatlamış oluruz. Bunun rahatlığıyla yeniden kentimizin zenginliklerini nasıl yok ederiz diye kafa yormaya başlarız ve kaldığımız yerden devam ederiz.
Ayvalık’a ilk giren birlik, askeri birlik midir yoksa ünlü bir ismin etrafında toplanmış bir grup silahlı gönüllü müdür?(ancak bu kadar yumuşatabildim.)
Kendi adıma bu hassas noktayı hep atlamıştım. Ben Mustafa Kemal’in askerleri girdi diye düşündüğümden hiç bu noktaya kafa yormamıştım. Nasılsa Ayvalık’a ilk giren askeri birliğin belgesi olduğunu düşündüğümden olacak… Değerli dostum bu bilgiyi bana ilk söylediğinde şok oldum, kaynağını sununca da sustum. O kaynak yayımlansın diye bu çok önemli bilgi notunu kaynağı ile birlikte Ayvalık Belediyesi’ne verdi. Yayımlanırsa -ki çok önemli bir metin bilgisidir- o zaman oturur tartışırız… Yeniden araştırmaya başlarız çünkü Ayvalık gibi özel yerlerin her saniyesini doğru bilmek zorundayız.
Örneğin tarihe baktığınızda sanki Cunda’nın tarihi daha köklü, geçmiş derinliği daha büyük, imasına gelen yazıları okuyoruz. Ayvalık’ın da tarihinin ya da yerleşim yeri olarak varlığının tuz ve zeytinin ekonomik olarak güçlü olduğu yıllar da onu en iyi koruyan tuz yatakları nedeniyle Ayvalık’ın kurulduğunu, geliştiğini ve ortaya çıktığını yazan kitapları görüyor ve okuyoruz. Sanki birileri bizlerin bu satırlara inanmanızı istiyor. Osmanlı, Midilli Adası’nı 1462 yılında Cenevizlilerden alıyor ve Osmanlı buraya Anadolu’dan insan gönderiyor. Midilli Adası’na gönderilenlerin Karamanlı Türkler olduğunu kabul ediyoruz da Ayvalık olunca kestirip atıyoruz, olmaz… Araştıralım.. Kaldı ki adada Türkler’in varlığı son yüzyıla kadar sayıca hep daha fazla… Bu noktada Ayazmend’in medrese üzerinden Ada’yla hep bağlantısı var. Bir medrese kültürümüz var bunu inkar edecek değiliz. Zaten yozlaşma olmadığından bu kültür o zaman, o yıllar çok şey üretmiş.. Devlet çökmeye başlarsa, o zaman bu kurumlarda yozlaşma çok büyük olur, o ayrı konu… Onu geçelim…
Zeytin profesörü değerli dostum Altınovalı Hüseyin Bozkurt uzun yıllar sonucu yaptığı çalışmalarının semeresini kente bugünlerde kazandırmanın heyecanı içindeyken ben bu cümleyi yazdığımda bana kızmaz diye içimden dua ediyorum. Bugün Ayvalık’ta yaşı 1500’i aşmış zeytin ağacı var ve büyük bir heyecan ile anıt ağaç olarak tescillenecek, onun heyecanı içinde bu güzel insan… O zaman Ayvalık’ın tarihini de yeniden yazmamız gerekiyor.
Bilmediğimiz o kadar çok şey var ki…
Bazen ben de buralardan, milliyetçilik noktasında çok önemli, ancak bir ucuyla açık ve insanların duygularına hitap eden yazılar yazdım. Yazmaya devam edeceğim. Çünkü Ayvalık ruhunu kaybetmemeliyiz. Nedir o ruh, paraya yenilmemek ve Ayvalık’ı parayla rezil etmemek yani yağmalamamak… Ayvalıklı olmak işte budur! Toprağına, taşına, o güzelim otuna, suyuna, denizine, zeytin ağaçlarına ve o tepelerine, derelerine, mezelerine, meyhane kültürüne, yemek kültürüne can pahasına sahip çıkabilme noktasına, yüksek ruhuna erişebilmek ve bunu içtenlikle yapabilmektir.
Ben sonuçta ne istediğimi biliyorum da o noktayı çok rahatlıkla yazamıyorum. Çünkü üstü örtülmek istenen ya da bizim deyişle yöresel mangal yakma anektoduyla anlatayım. Mangalı yakmak, yani keyif için değil ısınmak amacıyla mangalı yakmak, yani mangalda pirinayı yakmak, büyük bir hüner ister. Yanma derecesini tam ayarlayamadığınızda çıkan karbondioksit gazı ile çok keyifli ölürsünüz, yanma derecesini iyi ayarlayıp yanmayı çok iyi yaptığınızda da müthiş bir keyif alırsınız. Ancak şunu çok iyi bilirsiniz ki o mangalın üzeri kül ile örtülen kısmının altında müthiş bir kor vardır ve sıcaklık üst seviyededir… Ayvalık’ın keyfi de buradadır…
İçinde yanarsınız, dışında özlersiniz.. (Anektodun vurucu cümlelerini bugün için yazmam çok yanlış olurdu, özet geçtim, affola)
Velhasıl diyeceğim o ki bugün yani yanılmıyorsam 96 yıl önce bugün Ayvalık’a ilk giren birlikler kentin anahtarını demeyelim de, buraya dikkat çekelim, Kaymakam vekili Recep Efendi, Müftü Ömer efendi ve Metropolit Grigoryos Orurugas’ın bulunduğu heyet tarafından karşılanmış ve Sultaniye Marşı ile Belediye binasına varılarak ilk toplantıyı yapmışlar. Biz bunu biliyoruz ve bunun doğru olmasını istiyoruz. Ancak önden gelenler oldu mu onu bilmiyoruz. O günler, o zor günlerde orada ne oldu bilmiyoruz. 9 Eylül-14 Eylül arasında ne oldu bilmiyoruz. Bilmek zorundayız. O birkaç gün içinde Ayvalık’ta yaşayan yerli Rumlar ağlayarak ve ellerine ne verdilerse onlarla birlikte karşı kıyıya Midilli Adası’na gittiler. Öldürülen oldu mu bilmiyoruz? Yağma oldu mu bilmiyoruz?
Bugün geldiğimiz noktada, bugün geldiğimiz dünyada artık Ayvalık dediğimiz de tarihi 15 Eylül 1922’den başlatmayacağız…
Ve içine sadece kendimizi koymayacağız.
Ve bu günleri bilgiyle emekle ve doğrulukla birlikte ve içine gelirse karşı kıyıdaki komşumuzla birlikte kutlayabilme cesaretini göstermeyi hedefleyerek kutlayabilecek zenginliğe ve olgunluğa geleceğimiz günler olarak görelim ve bu heyecanın içine ortak acıların ortak sevinçlere döndüğü günlerin habercisi yapalım…
Not düşelim…
Ayvalık Belediyesi’nin, Osmanlının Rum Tebaası’nın yapmış olduğu eserleri viranelikten kurtarıp ayağa kaldırması yerinde ve doğru bir karardır. Ancak bu restorasyon çalışmalarının işin ehline, yani işin uzmanlarına verilmesi şartıyla…
Yasasın Ayvalık
Yasaşın Ayvalık halkı
Yasaşın Ayvalıklılık ruhu yada bilinci…
Sevgi ve saygıyla

V.Yılmaz

fotoğraf: www.haberturk.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here