BAŞKA SİNEMA AYVALIK FİLM FESTİVALİ İLK GÜNÜNÜ YOĞUN İLGİYLE GEÇİRDİ!

Kariyo & Ababay Vakfı ana sponsorluğunda düzenlenen Başka Sinema Ayvalık Film Festivali ilk gününde biri açıkhavada olmak üzere 13 filmi izleyicilerle buluşturdu. Ayvalıklı sinemaseverlerin yoğun ilgi gösterdiği gösterimlerde film ekipleri seyircilerin sorularını yanıtladı.

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali, üniversiteli gençler için düzenlenen yapım atölyesi ile güne başladı. Yapımcılar Anna Maria Aslanoğlu, Çiğdem Mater, Nadir Öperli ve yönetmen Emin Alper atölyede “Yapımcı Kimdir ve Ne Yapar” başlığı altında geleceğin sinemacılarıyla deneyimlerini paylaştı.

68. Berlin Film Festivali Generation bölümünde dünya prömiyerini yapan, geçtiğimiz günlerde Adana Film Festivali’nde SİYAD en iyi film ödülüne layık görülen, beslediği kuşlarıyla kendine farklı bir dünya kuran Yusuf’un varolan düzene ait olmakla olmamak arasındaki gel-gitlerini anlatan günün ilk filmlerinden Güvercin, Vural Sineması’nda izleyicilerle buluştu. Gösterim sonrası izleyicilerle söyleşi yapan yönetmen Banu Sıvacı filmle ilgili şunları söyledi: “Öncelikle çok teşekkür ederim, salonu bu saatte kalabalık görmek çok güzel bir his. 6 senede çekebildim bu filmi. Filmde izlediğiniz mahallede doğup, büyüdüğüm için orayı iyi biliyorum. Aslında filmdeki karakter Yusuf, çocukluğumdan tanıdığım birini hatırlatıyor. O da hayattan soyutlardı kendini. O zamanlar anlamıyordum ama şimdi anlıyorum ki üzerinde erkek olma ve adam olma baskısı varmış. Filmde erkek olmakla suçlanan insanların küçüklüklerinden itibaren hangi baskılarla mücadele ettiğini görelim istedim. Şunu ekleyebilirim ki Yusuf’un kuşlara olan tutkusunu çıkarıp yerine sinemayı koyarsanız benim hikâyemi izlemiş olursunuz. Eminim ki insanlar tutkuları ve kendileri olmak için savaşmaya devam edecekler.”

Locarno Film Festivali’nde prömiyerini yapan deneysel belgesel Gulyabani’nin gösterimi sonrası seyircilerin sorularını yanıtlayan yönetmeni Gürcan Keltek; “Ben belgesel ve deneysel sinemayı çok seviyorum. Türkiye’de bunun bir karşılığı olduğunu düşünüyorum. Ailemizin bir parçasıydı filmde izlediğiniz Fethiye, bizim deyimimizle Fetuş… Dedemlerin evlat edindiği bir kadındı, biz onu yıllarca öz teyzemiz bildik. Filmde onun gözünden bu dünyanın, ülkenin ve birlikte yaşadığı insanların nasıl göründüğünü tahayyül etmeye çalıştım,” dedi.

Burak Çevik, ilk kez Berlin Film Festivali’nde gösterilen zamanda takılı kalmış 30’lu yaşlarındaki lanetli bir kadının şehrin farklı yerlerinde ikiz kız kardeşini arayışını anlatan ilk uzun metraj filmi Tuzdan Kaide sonrası gerçekleşen söyleşide filmin çekim sürecini ve deneysel bir film yapmayı şöyle özetledi: “Film son sahnesi Ayvalık’ta çekildi. Burada filmi göstermek o açıdan da ayrıca güzel oldu bizim için. Filmi 1,5 yılda çektik. Normalde senaryo yazar, çekime girer ardından kurguyu yaparsınız ama biz çekime girdik 6 ay durduk ve tekrar çekime girdik. Ben o arada kurgu yaptım ve filmin neye ihtiyacı olduğunu da gördüm. İlk yönetmenlik deneyimim olduğu için el yordamıyla öğrendiğim bir süreçti. Filmin hiç gösterilmeme olasılığı aklımın bir köşesinde vardı. Ama bu düşünce filmi yapmama engel olmadı. Ama sonra festival yolculuğuna bakınca insanlar izliyormuş dedim.”

Dünya prömiyerini yaptığı Locarno’dan FIPRESCI ve Ekümenik Ödül, Türkiye prömiyerini yaptığı Adana Film Festivali’nden En İyi Film ödülüyle dönen Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti’nin yönetttiği Sibel‘in Vural Sineması’ndaki gösteriminde biletler tükendi. Giresun’un bir dağ köyünde geçen, insanlarla sadece ıslıklarla anlaşan, bu nedenle ötekileştirilen, asi ruhlu, dilsiz bir kadının hikâyesini anlatan filmle Adana Film Festivali’nde En İyi Kadın oyuncu ödülüne layık görülen Damla Sönmez, filmin yönetmenlerinden Çağla Zenciri ve oyuncu Elit İşcan söyleşi için salona girdiğinde alkışlarla karşılandılar.

Filmi köyde yaşadıklarını gerçek bir olaya dayandırdıklarını söyleyen yönetmenlerden Çağla Zencirci sözlerine şöyle devam etti: “Bir gün köy kahvesinde otururken sırtında küfeyle içeri bir kadın girdi. Herkese ıslıkla laf yetiştirdi ve aynı hızla gitti. Ben de yanımdaki kadına kim bu kadın diye sorduğumda, boş ver uğursuz o dediler. Biraz da o olaydan yola çıktık. Sibel özgürlüğüne düşkün, kendi kararlarını alan, herkesin yürüdüğü yoldan yürümemiş bir kadın. O nedenle de köydeki kadınlar tarafından bir parça kıskanılıyor, dışlanıyor.”

Filmde sadece ıslıklarla anlaşan Sibel karakterine hayat veren Damla Sönmez; “Projeyi duyduğumda çok heyecanlandım, çok sevindim ama küçük bir sıkıntı vardı; ben ıslık çalmayı hiç bilmiyordum ve 1,5 yıl kadar çalıştım. Filmin çekildiği Kuşköy’de uzun süre kaldık ve köyden Orhan Civelek ile çalıştım. Bu arada filmdeki 5 profesyonel oyuncu dışındaki oyuncular köyün yerlileri. Çok yardımcı oldular bize ve hep birlikte yaptık bu filmi”dedi. Sönmez, seyircinin isteği üzerine ıslık dilinde teşekkür ederek söyleşiyi tamamladı.

Anthony Quinn ve Alan Bates’in başrollerini paylaştığı Nicos Kazancakis’in Zorba’sından uyarlanan Zorba / Zorba the Greek’in Yeni Mahalle Düğün Alanı’nda gerçekleşen gösterimine ise halkın ilgisi büyüktü. Mübadele sırasında Girit’ten gelen ciddi bir nüfusa ev sahipliği yapan Ayvalık için özel bir anlam taşıyan film, havanın serinliğine rağmen izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü.

Kariyo & Ababay Vakfı Yılın Yönetmeni Ödülü’ne layık görülen Nuri Bilge Ceylan yönetmenliğindeki Ahlat Ağacı günün son filmlerindendi. Film gösterimi öncesi oyuncu Hazar Ergüçlü izleyicilerle bir araya geldi.

BAŞKA SİNEMA AYVALIK FİLM FESTİVALİ’NDE BUGÜN

Festival programında yer alan toplumdan dışlanmış, ötekileştirilmiş “başka” kadınların başrolde olduğu filmler Sean Baker’ın yönettiği The Florda Project, Sebastian Lelio’nun Yabancı Dilde En İyi Oscar ödülünü alan filmi Muhteşem Kadın (A Fantastic Woman) ve Türkiye’den Sibel’i de ele alarak “Başka Kadınlar” adlı bir panel düzenlenecek. 12:00’da Ma’adra Binası’nda gerçekleşecek panelde Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Dilek Tunalı, Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Lale Kabadayı ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Derya Özkan bu filmler üzerinden kadın kimliği, toplumdaki kadın algısı ve “makbul” birey tarifi üzerinden bir sohbet gerçekleştirecekler.

 

Rudiger Süchsland Caligari’den Hitler’e adlı ilk belgesel filminin ardından çektiği ikinci belgeseli Hitler’in Hollywood’u (Hitler’s Hollywood) saat 14:30’da Ma’adra Binası’nda yönetmeninin katılımıyla izleyicilerle buluşacak. Hitler Almanya’sında çekilmiş filmlerle ilgili titiz bir inceleme yapan yönetmen Rudiger Süchsland, Fatih Özgüven ile, Hitler’in propaganda bakanı Goebbels’in hayalindeki Nazi Hollywood’u ve o dönemde çekilen filmler üzerine Hitler’in Hollywood’u başlıklı bir söyleşi gerçekleşecek. Söyleşi saat 16:30’da Ma’adra Binası’nda.

Venedik’te Ufuklar Bölümünde Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen, Adana Film Festivali’nde Jüri Özel, Yılmaz Güney, En İyi Görüntü Yönetmeni ve Film-Yön En İyi Yönetmen Ödüllerini alan Mahmut Fazıl Çoşkun imzalı Anons da saat 14:30’da Vural Sineması’nda gösterilecek. Mahmut Fazıl Coşkun, Ali Seçkiner Alıcı, Tarhan Karagöz, Murat Kılıç, Şencan Güleryüz ve yapımcı Halil Kardaş film gösteriminin ardından Ayvalık’lı izleyicilerin sorularını yanıtlayacak.

89 yaşındaki usta Agnes Varda’nın Fransız fotoğrafçı ve sokak sanatçısı JR ile birlikte yönettiği, geçen yıl prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde “Altın Göz” ve “Palme de Whiskers” ödülüne layık görülen filmi Mekânlar ve Yüzler (Faces and Places) saat 20:00’da Sarımsaklı Özgürlük Parkı beyazperdede olacak.

Festival Biletleri

Festival biletleri biletiva.com üzerinden ve Sanat Fabrikası gişelerinden 10 TL olarak satışta. Hafta içi gündüz seansları 65 yaş üstü izleyiciler ve öğrenciler için 5 TL olacak. Biletiva.com‘dan satın alınan biletlerden hizmet bedeli tahsil edilmeyecek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here