Gazeteci Yazar Ceynur Karagözoğlu’nun 1 Mart 2003 tarihinde Müze Derneğinin düzenlediği “II. Yaşayan Ayvalık Sempozyumu”nda gerçekleştirdiği sunumunu sizlerle paylaşmak istedik.

“İlkçağlardan günümüze Ayvalık Çevresinde Bitki Örtüsü” adlı çalışma 1 Mart 2003 tarihinde Müze Derneğinin düzenlediği sempozyumda Ceynur Karagözoğlu tarafından derlenip katılımcılara sunulmuştur. Ceynur Karagözoğlu hazırladığı sunumda 1530-1573 tarihleri arası, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Selim dönemleri, Başbakanlık Osmanlı arşivleri ve Tapu Kadastro Kayud-ı Kadime Arşivlerini referans göstermiştir. Ceynur Karagözoğlu sunumunda ayrıca tarım ürünlerinin köylere kazandırdığı gelir ve bu ürünlerin vergilerinde de bahsetmiştir. Çalışmanın son bölümünü oluşturan veriler ise sunumun yapıldığı 2003 yılına kadar olan zaman dilimini kapsamaktadır.

Karagözoğlu notlarında Ayvalık’ın 165 kilometreyi bulan 22 adasında 752 bitki türünün bulunduğuna dikkat çekerek “Bu bitkilerden 4’ü endemik, 17 bitki türünün de anayurdu Türkiye. Bu bitkilerden 67’si ilaç amaçlı, 58’i gıda amaçlı kullanılabiliyor” demiştir.

Sunumunda İlkçağ Ayvalık Bölgesi tarihine değindikten sonra “Ayazmend’de tarım Ürünleri” başlığı altında bu bölgede yetiştirilen tarım ürünleri hakkında bilgiler veriyor. “Günümüzde Ayvalık’ta Bitki Örtüsü” başlığı altında aktardığı bilgiler ile de sunumunu sonlandırmıştır.

Ceynur Karagözoğlu tarafından hazırlanan sunumun tarım ürünleri ile ilgili bölümünü olduğu gibi sizlerle paylaşıyoruz.

“Ayazmend Sınırları

… Önce Ayazmend’in sınırlarını çizmeğe çalışalım 1530 ve 1573 tarihli Osmanlı arşivi kayıtlarına göre Ayazmend Karasi sancağına bağlı bir kaza,

Sınırlar kuzeyde, Burhaniye-Karaağaç arası Pelitköy Bezirgan deresinden başlıyor, yukarıya güney doğuya doğru, Sunkur nd İlyaslar (Şahinler)den, Boztepe kuzey doğusu ve Ballıca tepesi, Karahisarlı, Çakırlar, Yunuslar, Yabancılar, Kuyumcu, Gömeç Hacıbozlar üzeri, Bölücek Kozak, Aşağı Cuma, Nısfı Çavdar (Çavdar Ilıcası), Okçular, Aşağıbey, Göbeller, Demircidere, Ahi Kaplan, Nebiler ılıcası köylerini içine alarak, Kabakum’un Dikili tarafından denizle birleşiyor.

Bu sınırlar içerisinde 1530 kayıtlarında 64 köy, 1573 kayıtlarında 7’si boş, 67 köy görülüyor. Osmanlı arşivlerinde Ayazmend Kadısı bulunan Pazar kurulan yerleşim o tarihte Edremit’ten büyük görülüyor, gerçi Edremit-Kemer’de 95 köy var ama bir pazarı var. Ayazmend kazasının ise Gömeç’in güneyindeki Hacıosman köyü ile birlikte iki pazarı var.

 

AYAZMEND’DE TARIM ÜRÜNLERİ

                Ayazmend’de birinci ürün Buğday’dan başka diğer tarım ürünleri, Arpa, Yulaf, Susam, Burçak, Nohut, Bakla, Çeltik, Soğan, Sarımsak, Bostan, Saz, Erzen (Darı). Mahlut, Pamuk, Bağ, Bahçe, Çörek otu, Kendir gibi ekilişleri yapılmakta, hem de Saraya gönderilecek kadar. Ayazmend’de bu ürünler dışında Arıcılık ve Hayvancılık yapılıyor. Arıcılıkta kövan başı ödenen vergi ikişer akçe, bu vergiye Kuvvare deniyor ve ödenen vergi 1549 akçe, hayvancılıkta daha çok koyun vergisi ödeniyor Ayazmend’de 10.000’in üzeri koyun olduğu anlaşılıyor.

 

                Buğday

                Ayazmend’de hemen her köyde buğday üretilmekte, ama en çok buğday şimdi Türközü civarında Turnacı nd Ahmetili köyünde üretilmekte. 28 hanelik bu köyün buğdaydan vergi hasılı 7530 akçe. Tüm köylerdeki rakamı duyduğunuzda sizde şaşıracaksınız 60.690 akçe.

                Arpa

                Saydığımız tarım ürünlerinin ekilişi hemen her köyde yapılmakta, örneğin Arpa her köyde var, ama en çok Nısf-ı Kayı ile birlikte, Eserek, Mustaça (Mustafa) köylerinde üretilir. Bu köylerden Mustaça bir kısmı Karaağaç, bir kısmı da Gömeç Ulubeyler civarındadır, Nıs-ı Kayı ise şimdi Bergama hudutlarında kalmaktadır, Tüm Ayazmend’de 32.440 akçe Arpa öşrü belirlenmiştir.

                Alaf (Yulaf)

                Ayazmend de diğer ürünlere, yani Buğday, Arpa, Nohut, Bakla, Burçak gibi ekilişlere göre Alaf (Yulaf) daha azdı.

                Çeltik (Pirinç) ve Kendir

                Ayazment sınırlarında Çeltik iki yerde var. Bunlardan biri Kazzazoğlu nd Balaban köyü. Köyde çeltik dışında urgan yapımında kullanılan kendir yetişmekte, köyün yeri ılıca deresi arkı gösterilmekte, köyün vergi hasılı 5000 akçe görülmekte. Bu köyün Nebiler ılıcası altında olduğunu sanıyorum. Çeltik ürününün ayrıca Boğazhisar nahiyesinde ekildiği görülüyor.

                Pamuk, bağ, bahçe

                Ayazmend kazasında en çok pamuk Benekşek nd Beğkesğü köylerinde yapılmakta. Ayrıca bağ, bahçe, bostan. Köyde Keçülü cemaati bulunmakta. 1573’de köyün vergi hasılı 5360 akçe.

                Susam ve Öşr-i mahi (Balık vergisi)

                Ayazmend’de susam daha çok Gömeç tarafında yetişmekte. En çok yetiştiği yer ise Nısf-ı Kurtlu ve Nısf-ı Kırığu (Kuzulu). Ve bu köylerle birlikte vergi ödeyen Karaköy var. Bu köyün varlığı kısa sürmüş. 1573’de biri birine çok yakın iki köyün ödediği susam vergisi 2000 akçe. Köylerin Süleymanlı dalyanı için ödediği balık öşrü ise 300 akçe, iki köyün toplam vergisi 8094 akçe.

                Yine aynı köylerin yakınında Ayazmend sınırlarında bu bölgenin en verimli ve en büyük köyü görülen Hacı Osman Köyü. Susam üretiminde ikinci sırada. Bu köyde susam için kurulmuş yağhaneler var. Hacıosman köyünün balık öşrü de diğer iki köy gibi 300 akçe, köyün ödediği vergi 8518 akçe.

                Ayazmend de balık vergisi sadece bu üç köy ödüyor.

                Piyaz (Soğan), Sir (Sarımsak)

                16.yy soğan sarımsak vergisi 171 akçe idi ve saraya soğan sarımsak gidiyordu.

               

AĞAÇ TÜRLERİ

                Tarım ürünlerinin yanı sıra, ağaç olarak Zeytin, Emrüt (Armut), Köknar, Könüz (Ceviz), Palamut, İncir, Badem gibi ağaçlar yetiştirilmekte. Yine gelir sağlanan bu ağaçlar dışında Ahlat, Muşmula, Çitlenbik gibi ağaç türleri var.

                Armut

 Ayazmend kazasında en çok Armut Adil ili çevresinde görülüyor. Adil ili’nden sonra Oğulbeyi (Ulubeyler) civarı Karaağaç, Mustaça köyleri ve Bergama sınırında kalan Beküş köyü ve Nısf-ı Çavdar, Hayyat Halil ve Bağyüzü köylerinde görülmekte. Köyün 1573 vergi hasılı 550 akçe.

                Palamut

                Palamuttan elde edilen tanen maddesi dericilik ve boya sanayinde kullanılıyordu. Bölgeden İstanbul debbağlarına palamut gidiyordu. İçinden çıkan pelit, hayvan yemi ve un yapılıyordu. Palamut Onaç, Mustaç, Karaağaç ve Tıfıllar, Bilekviran, Kozak, Kadıköy (Altınova üzeri), Hacı Osman köylerinde yetişmekte, palamut öşrü 493 akçe.

                Könüz (Ceviz)

                Ayazmend kazasında Könüz (Ceviz) Ahmetbey, Bayazıt, Derelü, Bağyüzü köylerinde bulunurdu. Kozak köylerinden biribirine yakın olan Ahmetbey ve Bayazit köylerinde 1900 akçelik ceviz geliri sağlandığı gibi, koyunculuk, bağcılık yapılan köylerde iki de değirmen bulunuyordu. Çok yüksek vergi ödeyen bu köylerde 14.000 akçe vergi hasılı vardı.

                Badem

                Ayazmendde yetiştirilen bir diğer üründe bademdir. Hemen her köyde bulunan bademin öşür vergisi 402 akçedir.

                Köknar

                Ayazmend’de Köknar Boğazhisar nahiyesi sınırlarıiçinde yazılan Eğribucak korusu hasılı 800 akçe ve Hasr-ı hümayun (Padişah hassı) görülen Eşek Adası korusu 4333 akçe hasılı görülmektedir. Ayrıca Nısf-ı Çavdar, Hayyat Halil, Haydari ve Küreci köyü sınırında sipahi namına 2000 akçe hassa köknar bulunmaktadır. Yine Kozak köyünde 40.000 akçelik kereste sağlanmıştır. Eşek adası ve Eğribucak şu andaki içine Badavutu da alan şeytan sofrasının bulunduğu adadır.

                BOĞAZHİSAR

                Şimdi geldik en önemli noktaya; Ayazmend kazasının tek nahiyesi olan Boğazhisar nerede?… Eşek adası ve Eğribucak korusu vergi hassı Boğazhisar nahiyesine ödeniyor. Bir başka Boğazhisara bağlı olan yer Yund adası, burada Piyale Paşanın adamlarından Yusuf isimli birine tımar olarak yazılmış, Yusuf burada kendinden başka adalardan gelenlerle birlikte ziraat edip hayvan otlatıyor, ödediği vergi hasılı 1707 akçe. En önemlisi nu ada da Boğazhisar’a bağlı.

                Kaynak başbanlık Osmanlı Arşivi Tapu Tahrir kayıtları 72. s.222.

Şu ana kadar anlattıklarım ve bundan sonra anlatacaklarım 5 yıldır yazdığım yakında basılacak olan kitabımdan alıntılar. Tabii konum bitki örtüsü olduğu için bu yerleşimlerle ilgili daha geniş bilgiyi kaynaklar göstererek bu kitapta bulabileceksiniz.

                Şimdi gelelim ikinci önemli konuya bütün ağaçları anlattık. Ama tüm ağaçların ilki kabul edilen zeytini anlatmadık.

                Zeytin

Zeytin Ayvalık’ta yıllardır tartışılan konudur. Rumlar zamanında mı yoksa daha önce zeytin var mıydı? Yıllardır bu soru sorulur ve birçok kişi zeytin yöreye Rumlarla geldi bilinir.

Evet bir gerçeği daha gün ışığına çıkarmaya çalışıyoruz. Ayvalık çevresinde Rumlardan önce zeytinlik vardı. Yine Osmanlı arşivlerinden yola çıkarak Ayvalık çevresinde 12 köyde zeytincilik yapıldığını tespit ettim.

1573’de en çok zeytincilik Onaç (Mutluköy)de yapılmaktadır. Şeyhler (Murateli), Tıfıllar,  Nısf-ı Kayı, Esrelek (Mustaça), Nısf-ı Çavdar (Hayyat Halil), Nısf-ı Karahisar Temurtamur, Bayramiç Kerem, Gölcüez ve Oğulbeğ köylerinde zeytincilik yapılıyordu.

GÜNÜMÜZDE AYVALIK’TA BİTKİ ÖRTÜSÜ

Günümüz bitki örtüsünü anlatırken önce ilçemizde 2 milyon, Ayazmend’in o günkü sınırları içinde 4 milyon, tüm körfezde 9 milyon zeytin ağacı bulunuyor.

Orman alanı bu rakamları Ayvalık hudutları için veriyorum;

Ayvalık’taki toplam orman alanı 5342 hektar

Bu orman alanının 4000’i orman idaresinin

Özel sektörün ise 1300 hektar

Ayrıca Belediyelere ait orman alanları var.

Ayvalık Belediyesi ağaçlandırma işine çok eskilerde başlamış. Ayvalık Belediyesi diyorum çünkü Rumlar dönemi çam dikimi çok az. Dikkat ederseniz şimdi Şeytan sofrası veyahut Badavut, Tımarhane adası veya Yund adasında 1530-1573 kaynaklarında orman var. O zaman Çamların büyük çoğunluğu Cumhuriyetten sonra elimizdeki eski fotoğraflarda bunu daha iyi anlayabiliyoruz.

En çok Çam 1938’de dikilmiş. Şubat 1938’de belediyelere gelen bir yazıda düşmanın hava saldırılarına karşı hane başı bir ağaç dikimi istenmiş, Altınova o tarihte 600 ağaç dikmiş.

Ayvalık ise gördüğümüz çamların çoğunu o zaman dikmiş.

Son yıllarda ise Ayvalık tarihinin en çok ağaçlandırıldığı dönem, bundan önce İzzet Aygüner dönemi Altınova su deposu ağaçlandırılmıştı. Şu andaki belediye Başkanı ise

Önce Altınova sonra lale adası Atatürk ormanı, Cennet tepesi ve İlçenin muhtelif yerlerindekş parklara 35.000 başta çam olmak üzere değişik ağaç dikti. Ayvalık Çevre Derneği Başkanı olarak huzurlarınızda Başkan, Meclis Üyeleri ve tüm belediye personeline teşekkür ediyorum.

Konuşmamın sonunda Adalar Bitki örtüsünü anlatarak tamamlamak istiyorum. Ayvalık’ın 165 kilometreyi bulan 22 adasında 752 bitki türü var. Evet yanlış duymadınız. İstanbul Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Kerim Alpınar 1995-1999 yılları arasında yaptığı 4 yıllık çalışmada bunu tespit etti. Bu 752 bitki türü Türkiye ortalamasının 150 katı. Bu bitkilerden 4’ü endemik, 17 bitki türününde anayurdu Türkiye. Bu bitkilerden 67’si ilaç amaçlı, 58’i gıda amaçlı kullanılabiliyor.

Sürem doldu burada beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor saygı ve sevgilerimi sunuyorum.”

Karadiken ekibi olarak Gazeteci yazar Ceynur Karagözoğlu’nu saygıyla anıyoruz.

 Ceynur Karagözoğlu sunumunu hazırlarken Ömer ERDEM,”Dünden Bugüne Altınova” (Altınova Belediyesi, 1999) adlı kitabındaki bilgilerden yararlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here