Tanca-Fas’tan Sardinya-İtalya’ya

Bir saat kadar süren çıkış işlemleri sonrasında, mazot depolarımızı doldurup (1 Euro/Lt) 11.30’da Tanca/Fas’tan avara oluyoruz. Cebelitarık boğazındaki yoğun gemi trafiğini kollayarak karşıya, Avrupa yakasına geçiyoruz. Bayraktarımız Fas bayrağını indirip, sancak gurcataya tekrar İspanyol bayrağını çekebilirdi artık.
Saat 16.30’da Gibraltar önlerindeyiz. Akdeniz girişindeki bu küçücük yarımada-ülke, İspanya hala hak iddia etmekten vazgeçmese de, halen İngiliz Devletler Topluluğu’nun bir üyesi. Akdeniz girişinde bizi karşılayan Gibraltar’ın bu heybetli tepesinden çok, eteğindeki İbrahim-al-İbrahim Camii bizi etkiliyor. Sanki İngiliz, Endülüs’ü hatırlatıyor İspanya’ya, gözüne sokarcasına. Sert rüzgarları ve kısa pisti ile dünyanın en zor havaalanına sahip Gibraltar’ı rüzgar+gelgit etkisiyle 10-11 knt. hızla, adeta uçarak geçiyoruz.

170 nM’lik bir seyir sonrasında Almerimar-İspanya’dayız. Arkada görülen Sierra Nevada’nın karları bu mevsimde bile erimemiş. Dağdan esip gelen soğuk rüzgar bizleri dondururken, duyuyoruz ki Ayvalık 38 derece. Marina görevlisi Tanca’dan geldiğimizi öğrenince AB girişi yapabilmemiz için pasaport polisini marinaya davet ediyor. Marina 1.000 tekne kapasiteli, ücreti 40 Euro/Gün.

Almerimar’dan öğlene doğru çıkıp yine pupadan gelen rüzgarla sakin bir gece seyri yapıyoruz. Sabah 07.00 gibi Cartagena limanı açıklarındayız. Yol kesip biraz oyalanıyoruz. VHF 09’dan haberleşip, 08.30’da marinaya bağlanıyoruz. Marina Ücreti 58 Euro/Gün. Doğal bir limana sahip Cartagena’da ilk yerleşim Kartacalılar tarafından kurulmuş. Roma ve Endülüs döneminde de önemli bir denizcilik ve ticaret merkezi.

 

İki yıl önce de gelmiş olmama rağmen kale, müze ve şehri gezmek yine yetmiyor. Şehir yemyeşil parklar, bozulmamış bir mimari ve heykellerle süslü. Yukarıdaki heykel ise kölelik dönemine ithafen Afrikalılardan dilenen özrü ifade ediyor.

 

 

Cartagena-İbiza seyrinde pruvadan gelen 4-5 kuvvetinde rüzgar ve akıntıya karşı çift motor, ancak 5-5,5 knot hız yapabiliyoruz. Dalga, rüzgar, akıntı, serpinti, soğuk vs.. derken geçiveriyoruz sıfırıncı meridyeni, bir kutlama dahi yapamadan. Yorucu bir gece seyri sonrasında İbiza’dayız nihayet. Ancak civarındaki yoğun deniz trafiğinden de tahmin ettiğimiz gibi marinalarda hiç yer yok. Biz de Talamanca koyuna demir atıp, uzunca bir deniz ve yemek molası sonrası çeviriyoruz rotamızı Mallorca’ya…

9 Temmuz Pazartesi, sabah gün ağarırken Palma De Mallorca’ya önlerindeyiz, turist taşıyan dev gemilerle birlikte. Fransa’dan denize açıldığımızdan bu yana tam 17 gün geçmiş ve 1512 nM yol gitmişiz ki; bu da toplam yolumuzun yarısı eder. Tam dinlenmeyi hak ettik derken, Mallorca’ya da giremiyoruz. Marinalarda yer yok! Biz de mazot almakla yetinip, Sardinya’ya devam ediyoruz. İki gece daha sürecek bir seyirle Sardinya’nın güney batısındaki San Pietro adasında, Karloforte’de olmayı planlıyoruz. Orada yer buluruz inşallah…

Erol Koralp

(DEVAM EDECEK)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here