“Önemli Denizsel Biyolojik Çeşitlilik Alanlarında İstilacı Yabancı Türlerin Tehditlerinin Değerlendirilmesi Projesi” kapsamında Balıkesir’de düzenlenen toplantıya Ayvalık Çevre Koruma Derneği üyeleri de katıldı. Ayvalık’ın denizsel biyolojik çeşitlilik alanlarında “İstilacı Yabancı Türlerin” tanınması ile ilgili yapılan sunum sonrasında Ayvalık Çevre Koruma Derneği adına Başkan Havva Taylan söz aldı. Kanalizasyon, deniz kirliliği, yasak ve vahşi avlanma, kafes balıkçılığı, denizlerde sedimantasyon birikintisi ile ilgili sorunları gündeme getiren Havva Taylan, projenin Ayvalık ayağında dernek olarak destek vermeye hazır olduklarını belirtti. Denizlerimizi tehdit eden türler hakkında bilgilendirme yapılan toplantıda konular tutanağa şu şekilde geçti:

Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2. Bölge Müdürlüğünün 02.04.2018 tarihli yazısıyla:

“Önemli Denizel Biyolojik Çeşitlilik Alanlarında İstilacı Yabancı Türlerin Belirlenmesi Projesi Toplantısı”na 11 Nisan 2018 günü saat 9.30’da Balıkesir İli Otel Basri toplantı salonuna Ayvalık Çevre ve Güzelleştirme Derneği olarak davet edildik.

Toplantı Gündeminde;

  • GEF (Küresel Çevre Fonu)
  • UNAP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı)
  • Proje Amaçları ve Faaliyetleri
  • Pilot Alanlarda Neler Yapılmalı?

Konuları belirlendi.

İlk olarak proje sorumlusu “Denizel Alanlarda İstilacı Türler” ile ilgili Su Ürünleri Mühendisi Hatice Şahin;

“Son yıllarda insan, bitki ve hayvan hareketlerinin hız kazandığını, Süveyş Kanalı’nın açılması neticesinde, iklim değişikliğinin etkisiyle, denizlerimizde yeni türlerin yerleşmesi kolaylaşmıştır.”

“Özellikle 40-50 yılda gemilerden atılan balast ile istilacı türler yayılma göstermiştir. Kuzey Ege ve Marmara’ya özgü türlerin yok olacağı, yerini Kızıldeniz canlılarına bırakacağı, balık stoklarının azalacağı, balıkçılık ve biyoçeşitliliğin zarar göreceği kaçınılmazdır. Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla 790 balık türü Akdeniz’e girmiştir. Bu nedenlerle “İstilacı Yabancı Türler” günümüzde hem biyoçeşitlilik ve ekosistem hizmetleri, insan sağlığı açısından son derece önemlidir.”

“Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından dünyanın en kötü 100 istilacı yabancı türlerinden 14 tanesi Türkiye’de bulunmaktadır. Yine aynı kurum, Türkiye kıyıları ve sularının daha başka istilacı türlere karşı tehdit altında olduğunu belirtmiştir” dedi.

Proje sunucusu Su Ürünleri Mühendisi Bahtiyar Kurt proje ile ilgili:

Proje yürütücüleri

  • Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü
  • Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNAP)
  • Küresel Çevre Fonu (GEF)

“Projenin çalışma alanlarında Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Balıkesir İlinde öncelikli olarak programa dahil edilmiştir. Proje beş yıllık çalışma takvimine bağlanmıştır.”

“2018 yılında yürütme kurulunun başlıca görevleri:

  • İstilacı Yabancı Türler konusunda etkin ulusal politika oluşturulması
  • Bilgi ve veri paylaşım sisteminin oluşturulması
  • İstilacı yabancı türlerin girişinin engellenmesi, giriş yapmış türlerin yok edilmesi, kontrol edilmesi, sürdürülebilir yönetim sağlanmasıdır.

Ayvalık Adaları Tabiat Parkı ve Çevresinde denizel alanlarda önemli tespit edilmiş istilacı tür olarak

  • KATİL YOSUN: Caulerpa taxifolia

Doğal Yayılışı: Hint Okyanusu, Süvey

ş Kanalı vasıtasıyla girmiştir. En istilacı, en kötü 100 istilacı türler arasında bulunmaktadır.

Etkileri: Çok baskın bir tür olduğundan bulunduğu bölgede yaşayan canlılara özellikle de zeminde bunlara pek yaşama şansı bırakmamaktadır. Bu yosunu balıklar da tüketmez. Deniz çayırının (Posidona spp) yok olmasına neden olmaktadır. Bir parçası sökülüp su dışında kalsa da bir haftadan fazla hayatta kalabilmektedir.

  • BALON BALIĞI: Lagocephalus sceleratus

Doğal Yayılış Alanı: İndo-Pasifik kökenli bir türdür.

Türkiye’ye Yayılışı: Süveyş Kanalı yoluyla göç etmiştir.

Etkileri: Etçil olan balon balığı, küçük boylarda iken kabuklularla, büyüdükçe yumuşakçalarla beslenmektedir. Özellikle kalamar, ahtapot ve mürekkep balığı türlerini yok etmektedir. Ekonomik ve ekolojik zararları yanı sıra dokularında “tetrodotoxin” (TTX) adı verilen nörotoksin bulundurmalarından dolayı insan sağlığına zararlı olup Japonya’da yöre halkında fazla tüketiminden dolayı titreme nöbetleri yoğun olarak görülmüştür. Bu toksin siyanürden 1000 kat daha fazla zehirli olduğu bilinmektedir.

  • DENİZ SALYANGOZU: Rapana venosa 

Doğal Yayılış Alanı: Asya suları, Japon-Çin Denizi

Geçiş Yolu: Japon Denizi’nden gemilerin balast sularıyla gelmiştir.

Etkileri: Midye, istiridye ve diğer yumuşakçalarla beslenir. Düşmanın olmaması nedeniyle aşırı çoğalma gösterir.

  • TARAKLI MEDÜZ, KAYKAY: Mnemiopsis leidyi

Doğal Yayılış Alanı: Güney ve Kuzey Amerika

Geliş Yolu: Gemilerin balast sularıyla gelmiştir.

Etkileri: Zooplanktonların başlıca avcılarından biridir. Karadeniz’de hamsinin azalmasında önemli rol aldığı görülmektedir. Zooplankton, ihtiyoplanktonla beslenen balık stokları büyük değişim geçirmiştir. Denizdeki biyokütlenin hızlı bir şekilde azalmasına neden olmaktadır.

İstilacı türlerin tanıtılmasından sonra Sivil Toplum Kuruluşlarının görüşleri soruldu. Söz alan Ayvalık Çevre ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Havva Taylan:

  • Deniz Hıyarı (veya Patlıcanı) avlanmasında ekolojik yapı bozularak vahşi avlanmanın bitirilmesi çıkarılmasının yasaklanmasını,
  • Kanalizasyonun denize drenajına son verilmesini, bir an önce, yaklaşık 1,5 senedir çalışmayan insan ve çevre sağlığı hukuku nedeniyle çalıştırılmasına,
  • Bu zamana kadar yanlış yapılaşma sonucunda Karakoç Deresi’nin yatağında yapılan çalışmalarla kıyı ekosisteminin bozulduğunu, aynı bölgede içme suyu barajı yapıldığında bölge ekolojisinin değişeceği, zeytinlik alanlarının yok olacağı, iklim sisteminin ve ekosistemin değişeceği istilacı türlerin çoğalması için zemin hazırlayacağını,
  • Denizlerde özellikle Adalar Bölgesi’nde “Örtifikasyon istasyonları” kurulmasını
  • Kırmızı mercanlar sıralamasında Kızıldeniz’den sonra Ayvalık ikinci sırada yer almaktadır. Kırmızı mercanlar, Ayvalık Adaları Tabiat Parkı ve denizel biyolojik çeşit açısından önemlidir. Kırmızı mercanların tehdit altında olduğu, kabuklu türlerde azalma meydana geldiği, Ayvada kabuklu türlerinin risk altında olduğu,
  • Dip sedimantasyon analizlerinin yapılarak iyileştirme çalışmalarına akademik kuruluşlardan destek alınmasına,
  • Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Türkiye’nin büyük tabiat parkı olup, karasal ve denizsel özellikleriyle korunması, sürdürebilirliğin sağlanarak koruma yerine getirilmesini,
  • Proje için Ayvalık yerelinde sorunların çözümü, sürdürülebilir yönetim sağlanması, iyileştirme çalışmaları yapılmasında derneğimiz adına her türlü katkı yapılacağını belirtmiştir.

Balıkesir Üniversitesi’nden Biyolog Yrd. Doç. Dilek Türker öğrencileri ile çalışmalarını Ayvalık ve Edremit Körfezi’nde sürdürdüğünü, bu çalışmalarda;

  • Deniz akıntılarının çok az olduğu, deniz tahribatında iyileşmenin çok alacağını, doğal resiflerin hızla yok olduğunu,
  • Duba (Ayvalık-Cunda) yolu üzerinde yapılan köprünün yanlış yapıldığını,
  • Denizel çalışmalarda istenildiğinde öğrencileri ile birlikte akademik yardım yapabileceğini, yeni bilgileri paylaşacağını belirtmiştir.

Toplantıya;

  • Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü
  • Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Birimleri
  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Birimleri
  • Sahil Güvenlik
  • Jandarma Genel Komutanlığı
  • Balıkesir ve Bandırma Üniversiteleri
  • Sivil Toplum Kuruluşları

Ayvalık İlçesi’nde Ayvalık Adaları Tabiat Parkı ile ilgili bu çalışmalarda geleceğin güvencesi olan gençlerin ekolojik denizimize ve karasal yapımıza sahip çıkmalarını bekliyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here