Uzun yıllardır Ayvalık’ta tadına doyulmayan yemekler yapan Nihat Usta’nın konuğu olduk. Karadiken gezgini olarak öncelikle kendisine teşekkür ediyor, ellerine sağlık diyoruz.

Nihat Usta 1988 yılından bu yana Ayvalıklılara, Ayvalık’a misafir olanlara yemek yapıyor. Pek söylemese de seveni, hayranı çok. Uzun yıllardır tabelası bile yokmuş, bilen biliyormuş.

Nihat ustanın babası 7 yaşındayken Midilli’nin Balçık Köyü’nden gelmiş. Adı Mehmet. Dedesinin adı Bekir. Bir de büyük dedeleri var İsa Üstünsoy, o da bilinen eli lezzetli bir mandıracıymış.

Nihat usta ve ailesi aslında zeytinci. 1988 yılında radikal bir karar alarak lokanta açıyorlar. Aslında Fırat Lokantası ilk açıldığı yıllarda meyhane olarak hizmet vermiş. “Ayvalık’ta bir ilki başardık. O dönem insanlar rahatlıkla buraya gelip içkilerini içiyorlardı. Kadınlar hiç çekinmeden buraya gelip yemeklerini yiyebiliyorlardı. Güzel bir ortam oluşturduk” diye anlatıyor. Meze ve balık hiç eksik olmazmış meyhaneyken. Ancak zaman ilerledikçe Nihat usta vazgeçmiş meyhanecilikten ve tamamen esnaf lokantısına dönmüş. Lezzetler arka arkaya sıralanmaya başlamış.

 

 

 

 

Kökenlerinin Midilli olmasının da etkisiyle değişik yemekler çıkarmaya başlamış. “1988’de açtık burayı. O zaman hiç bilmediğimiz bir işti. Ama 2 yılın sonunda ben artık aşçı oldum. Sonra kendi yemeklerimi denemeye başladım” diyor. Sübye yahniyi sunan ilk lokantanın kendileri olduğunu vurguluyor. İnsanın yedikçe yiyesi gelen sübye yahniyi Salı ve Cuma günleri çıkarıyor.

Fırat Lokantası’nın enginar yemeği de çok meşhur. Taze yapraklı enginar olarak sunulan bu lezzeti Nihat usta şöyle anlatıyor; “Enginar yapmak zordur. Karartmadan pişirmek, yumuşacık yapmak zordur. Ben bir şey demiyorum ama enginarımız çok beğeniliyor. Kimine göre Türkiye çapında yarışacak bir enginar yapıyormuşum, öyle diyorlar. Yıllardır yapıyoruz işte.” Laf arasında kendisinin de enginar yetiştirdiğini öğreniyoruz.

Bu kadar uzun yıllar hizmet verince anlatacak hikayede çok oluyor. “Burada paça çorbası hep kaynadı. Her gün yaptık. Hatta ilk açtığımız yıllarda paça çorbası yapıyorum diye gülüyorlardı ucuz çorba yapıyorsun diyorlardı. Ucuz olur mu? Ben en vitaminli çorbayı yapıyorum” diye gülerek anlatıyor bunu. Tam bu çorba sohbetinin üstüne, Nihat Usta’nın müdavimlerinden biriyle diyaloğuna şahit oluyoruz. Beyefendi soruyor:

-Çorbalardan ne var?

Nihat Usta sayıyor:

-Kelle, paça, tavuk suyu, ayak çorbası.

-Ayak kokar mı?

-Yok kokmaz yıkıyoruz biz onları, her gün yeni çorap giydiriyoruz.

-Ama Nihat Usta yemek yiyeceğiz neden böyle diyorsun?

Hep birlikte gülüyoruz. Yıllardır alışmış müdavimleri Nihat Usta’nın kendilerine takılmalarına.

Kısa bir zaman içinde çok şey anlatıyor. “Öyle uzun uzun zaman ayırmam normalde, ama sizinle çok konuşasım geldi” diyor.  Fırat Lokantası’nda ilk yemeğini yiyenler hayatları boyunca müdavim olmuşlar. Müdavim olmamak elde değil. Nihat Usta’nın meşhur ciğer sarması için bir gün önceden sipariş vermek gerekiyor. Sadece Perşembe günleri yaptığı bu yemek sınırlı sayıda olduğu için erken saatlerde bitiyor.

Nihat Usta kendinden çok şey katmış yemeklerine. Midilli’de ‘pita’ olarak bilinen bir yemeği değiştirip daha doyurucu hale getirmiş, adına da ‘mamalinga’ demiş. Haşlama ya da salata olarak tüketilen pek çok ot çeşidinin yemeğini yapmış. Özellikle, salata olarak bilinen radikayı kendisi uyarlayıp sulu ve sıcak bir yemek haline getirmiş. Kendine özgü, yerel, mütevazı bir lokanta. Mutlaka uğrayıp o lezzetleri denemek gerekir.

Fırat Lokantası’nın kötü bir yanı var ki duyunca canımız çok sıkıldı; Nihat Usta ile bu gelenek son bulacak gibi görünüyor. Aileden bu işi yapan yok. Usta da zaten kimseyi karıştırmamış yemeklerine. “Bir yumurta bile kırdırmadım kimseye, alışveriş dahil her şeyi kendim yaptım” diyor Nihat Usta. Yapabildiği kadar devam edeceğini söylüyor. Umarız bu lezzet geleneği uzun yıllar daha devam eder.

Fırat Lokantası Pazartesiden Cumartesiye saat 06:30’dan, öğleden sonra yemekler bitinceye kadar açık.

Nihat Usta ismimizin Karadiken olduğunu duyunca ekledi : “Karadikeni ilk biz Balçıklılar’dan öğrendiler, ilk biz yedik havyarı, o zamanlar bize gülüyorlardı yenirmi bu diye ama dedem 97 yaşına kadar sağlam yaşadı. Çok karadiken yerdi.” Biz onun sözlerini aktardık.

Karadiken gezgini olarak sizlere bu güzel, samimi işletmeye mutlaka uğramanızı öneriyoruz. Eğer mevsiminde denk gelirseniz mutlaka taze yapraklı enginar ve mamalinga yemeklerini deneyin. Asla vazgeçemeyeceğiniz lezzetler olacağını garanti ediyoruz.

Adres: Fevzi Paşa Mah., Cumhuriyet Cad. No:25 Ayvalık

Tel : 0 555 618 22 55

1 YORUM

  1. Ev yemekleri iyi güzel engınar alimünyum tepside olmaz ayvalıkta çok lokantada kullanılıyor nerdeyse bir çorba 10 lira kusura bakıyoruz çok kötü

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here