Değerli Karadiken okurları, sizlerin de bildiği gibi 3 aya yaklaşan yayın süremizde mümkün olduğunca Ayvalık’ın tarihsel-kültürel mirasına sahip çıkan, yeri geldiğinde tanıtmaya, anlatmaya ve hatırlatmaya çalışan haberler yaptık. Bu haberleri yaparken yerellikten kopmamaya özen göstermeye çalıştık. En büyük referansımız öncelikle Ayvalık’ta yaşayan söyleyecek sözü olan dostlarımız oldu. Bilimsellikten, tarihsel verileri ve kaynakları didiklemekten de geri durmadık. En doğruyu sizlere ulaştırmak amacımızdı. Ancak yerel konjonktür son zamanlar da bizleri de “siyasi içerikli” haber yapmaya itti. Bu bir zorunluluk değildi elbette. Keza hayatın her alanı zaten siyasetin içindedir. Kültür sanattan, çalışma hayatına, kadın erkek ilişkilerinden yaşadığımız kültüre kadar gündelik hayatımıza en derinden işleyen her şey doğrudan siyasetin kendisidir. Yaptığımız haberlerde yaşadığımız yerde, Ayvalık’ta,  tarihsel ve kültürel mirasımıza nasıl sahip çıkıyorsak sınıfsal bağlarımızdan kopmadan aynı dil ve hassasiyetle bunu haberleştirmeyi tercih ettik. Haberlerimizi ve içeriğimizi takip eden dostlarımız bunu fark etmiştir diye düşünüyoruz.

Ekip olarak eleştiriye açığız. Ancak, amiyane tabirle “bel altı vurmaya”, gerçekleri görmezden gelerek bizleri karalamaya çalışanlara karşı tutumumuz daima net olacaktır. Yaşadığımız kentte belediye çalışanları maaşlarını alamıyorsa bu bir haber konusudur. Kim tarafından yazıldığı önemli olmaksızın, belediyeye maaş ödeme çağrısı yapılıyorsa en iyi ihtimalle çalışanların canına tak etmiştir; en kötü ihtimalle bu durum kentte yaşayanların tepkisini çekmeye başlamıştır ve konu toplumsal bir sahiplenmeye doğru gidiyordur. Yönetenler açısından ikisi de kötüdür elbette. Her iki türlü de bu konu haber niteliği taşır. Bizim açımızdan ise yukarıda da belirttiğimiz gibi sınıfsal bağlarımızdan kopmadan, tüm kentin net olarak bildiği bir gerçeği açıktan yazma ve söyleme cüretidir. Ki zannediyoruz rahatsızlığın sebebi de budur. Yaptığımız haberler ya da yazılan köşe yazıları kurum veya şahısları hedef almak gibi bir niyet taşımamaktadır.

Bizi asıl üzen ise CHP kimliğini açıktan savunan bazı takipçilerimizin, belediyeyi eleştirenlerin önüne kendileri atıp durumu kişiselleştirmeleridir. Çalışanların maaşlarının ödenmemesi durumunu görmezden gelerek duvar yazılarını haber yapan ve sanki önemli olan yalnızca buymuş gibi saldırıya geçenler olsa olsa hakim baskıcı zihniyetin demokratik görünümlü yerel sürdürücüleridir. Basın ve genel anlamda memleketin üzerinde yükselen böylesi bir baskı atmosferi varken, demokrasi, özgürlük eşitlik gibi kavramları diline pelesenk edenlerin en azından aynı ayak izlerini takip etmemesi gerekir.

Belediyeyi savunmak adına kendilerini öne atanların ne gibi kurumsal görevleri olduğu, belediyenin hangi biriminde çalıştıkları bizim için de merak konusudur. Ortada emeğinin karşılığını alamayan çalışanlar varken bunu görmezden gelmemizi beklemeleri, taraflarını belirleyen bir detay olmaktan öte değildir.

Sosyal medyada mesai harcayarak bir gazeteciye, üstelik muhalif kimliği ile tanınan ve bu yönde bedel ödeyip uzun yıllardır mücadele veren bir gazeteciye ders vermeye çalışmak yine maalesef sansür ve baskının küçük tezahürleridir,  yakışmamaktadır. Belediye başkanının konu ile ilgili açıklama yapma zorunluluğu hissetmesini “Beklediğiniz cevap” diyerek paylaşması ise tam bir akıl tutulmasıdır. Gazeteci arkadaşımızın yorumlarına cevap verirken beyefendi, kibar adam kisvesi altında Karadiken’de mesai harcayan kadınları aşağılamaya çalışmak ise gerici, cinsiyetçi ve ayrımcı bir yaklaşımdır. Bizim açımızdan kabul edilemez. “Civciv” diye adlandırdığınız biz kadınlar her gün sizin gibi kendine çeşitli “adamlık” sıfatları ekleyen zihniyetlerle mücadele halindeyiz.

Yayın hayatımıza başlarken önümüze koyduğumuz ilkelerimiz doğrultusunda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Karalamalar, sataşmalar, “bel altı vurmaya” çalışmalar insanların çıkar ilişkilerine dokundukça devam edecektir.  3 aylık yayın hayatımızda bunu net olarak anlamış bulunuyoruz.

Bu vesileyle, Karadiken ekibi olarak hangi yoldan gideceğimizi de beyan etmiş bulunuyoruz. Ekip olarak doğaya, tarihe, kültür ve sanata, emeğe ve kadınlara duyarlı olacağımız konusunda fikir birliğine vararak yola çıktık. Elbette eksiklerimiz, yanlışlarımız vardır. Yolumuzda ilerlerken bu eksiklikler de giderilecektir.

Son söz yerine: Gerçekleri çarpıtıp, insanları yalancılıkla suçlayan, karalamaya, ders vermeye çalışan yerel siyasetin küçük aktörleri daima olacaktır. Buldukları her fırsatta rol kapmak için her olanağı değerlendireceklerdir. Biz bildiğimiz, ilkeler çerçevesinde çizdiğimiz yoldan ilerlemeye devam edeceğiz.

Okuyucularımızla polemiğe girmek, özellikle taraf görünen kişilerle bir tartışma zeminine çekilmek bizi rahatsız ediyor. Çünkü böyle bir tarzın Ayvalık’ta kurumsal bir hal almasından ve normalleşmesinden rahatsızız. Okuyucularımızla bilgi alışverişi ve eleştiri düzleminde bir ilişki kurmanın daha kıymetli olduğuna inanıyoruz.  Bugüne kadar yaptığınız yorumlar, ilettiğiniz bilgiler ve takibiniz için çok teşekkür ederiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here