Karadiken yola çıktı, bu işe emek veren sevdiğim arkadaşlarım benden de katkı koymamı istediler, ben de seve seve kabul ettim. Umarım uzun olur devri…

Ayvalıkta yaşayan, çalışan biri olarak ben de karınca kararınca katkı koymaya çalışacağım, bazen mesleki bazen de genel mevzular olacak bana ayrılan bölümdeki gündemim.

Ne yazsam diye düşündüm, kafamda bazı şeyler vardı ama ilk yazımda şu tembel Yunan halkı ile ilgili bir şeyler karalamak geldi içimden.

Beni tanımayanlar için mesleğimi belirterek başlayayım; 18 yıldır Ayvalıkta bir veteriner kliniği işletiyorum, veteriner hekimim. Bir ay önce başıma gelen bir vaka üzerinden net olarak öğrendiğim bir şeyi paylaşayım sizinle.

Midilli Adası

Bir hastam kliniğe geldi, araştırdık ettik, hastalığını teşhis ettik. Pek parlak bir hastalık değildi, Türkiye’de ruhsatlanmamış, Yunanistan’da ruhsatlanmış bir ilaçla çok başarılı sonuçlar alınabiliyordu. Bunun üzerine Midilli adasındaki meslektaşım ile iletişime geçtim, bana kargo vs. yapamayacağını fakat hastamın reçete ile kendisine başvurması halinde ilacı verebileceğini söyledi. Bunları söylerken de bir şey ilave etti; saat 14:00 ile 17:30 arası gelmesin, yani birçoğumuzun bildiği ‘siesta’ saatleri… İlk başta kendi kendime, “Ne kebap işmiş!” dedim, malum bu Yunan halkı tembel, çalışmayı sevmiyor ya! Ama kazın ayağı hiç de öyle değilmiş meğer.

Mesaileri saat 08:30’da başlar 14:30’da bitermiş. Daha sonra ise 17:30’da başlar 20:30’da bitermiş ve bunu haftanın 7 günü uygularlarmış. Sadece Çarşamba ve Perşembe günleri akşam mesaisi olmazmış, o da onların tatili olurmuş. Toplama baktığımızda bizimle haftalık mesai saatlerinin aynı olduğunu gördüm. Ve biliyorsunuz ki bizler saat bazında Avrupa’nın en çok çalışan ülkesiyiz. (Son zamanlarda ülkemizi Avrupa’ya mı dahil etmek gerekir, tereddüt içindeyim gerçi.) Meslektaşıma siesta saatlerinde hasta gelip gelmediğini sorduğumda, nadiren geldiğini, ada eşrafının da o saatlerde istirahat ettiğini söyledi.

Birkaç yıl önce Yunanistan’da çıkan ekonomik kriz sonrası konuşulanları hatırlarsanız neler neler denmişti; tembel, çalışmayı sevmeyen vs.vs… Ne kadar büyük haksızlık edilmiş.

İşin detayına inince Yunan halkının tembel falan olmadığını, neredeyse bize yakın bir şekilde çalıştığını görüyoruz, belki aramızdaki tek fark eğlenmeyi bizden daha çok seviyor ve biliyor olmaları.

Ama olsun Karadiken’i onlar da bizler de severek yiyoruz. Selam olsun karşı kıyıya ve yaşasın halkların kardeşliği.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here