Bizim Sularda Bir Katalan Condottiero ve Almogávaresler

Acaba Ayvalık’la ilgili bir belge var mı diye Barcelona Deniz Müzesinin arşivinde dolaşırken karşıma 14. yüzyılda İstanbul’u savunmaya gelen Katalan, Roger de Flor çıktı. Barcelona’nın ünlü bir caddesine de ismini veren bu Condottiero, yani kendisiyle sözleşme imzalayan ülkeler adına savaşa giden paralı askerlerin komutanı, Roger de Flor, aynı zamanda Almogávareslerin de en ünlü lideri. Bu arada meraklısına bilgi olarak vermek isterim ki bu Condottieri olarak bilinen sözleşmeli askerler, sembolik de olsa, Vatikan’ı korumak için görev yapan İsviçreli Muhafızlar olarak günümüzde de görevlerine devam etmekteler.
Almogávaresler’e gelince… Kim mi bunlar? Bunlar da Katalan Peşmergeler. Ama Peşmergeler’in 13.-14. yüzyıl versiyonu. Tarihte “Katalan Bölüğü” (İspanyolcada: Gran Compañia Catalana, Katalancada: Companyia Catalana d’Orient) olarak anılan bu savaşçılar, 1303 yılında Türk Boylarının İstanbul’a doğru ilerlemelerinden ürken Bizans İmparatoru II.Andronikos Palaiologos tarafından Bizans’ı Türklere karşı korumak amacıyla çağrılmışlar. 39 Kadırgayla Sicilya’dan buraya taşınan bu Katalan savaşçılar 1500 şövalye ve 4000 piyadeden oluşuyorlarmış. Katalan kaynaklarına göre ailelerini de yanlarında getiren Almogávaresler’in sayısı kadın ve çocuklarla birlikte 7000’e ulaşıyormuş. Roger de Flor bizzat Bizans İmparatoru tarafından karşılanmış.
Yazılanlara göre: Bizans’a yardım için geldiği sözleşmenin koşulları gereği, Roger de Flor, ayağının tozuyla imparator Palaiologos’un 15 yaşındaki kızıyla görkemli bir düğün yaparak evlenir. Lakin bu durum Konstantinopolis’in yerleşik tüccarlarından Cenevizlileri oldukça rahatsız eder. Çünkü batıda hala Katalanlarla Ceneviz Cumhuriyeti arasındaki düşmanlık devam etmekte ve Sicilya savaşından ötürü Ceneviz Cumhuriyeti’nin Roger de Flor’dan 20 bin Duca alacağı bulunmaktadır. Cenevizli tacirler, günümüzde İstanbul’un Ayvansaray olarak bildiğimiz semtinde, kalıntıları onarılmaya çalışılan Blaherne Sarayı’ndaki bu düğünü Ceneviz Cumhuriyeti’nin bayraklarıyla kuşatarak protesto ederler. Tabi bu durumu gururuna yediremeyen Roger de Flor hemen düğün ertesi Cenevizlilere saldırır ve tarihe Cenevizliler Katliamı olarak geçen Eylül 1303‘deki katliamda Almogávaresler İstanbulda yaşayan 3 bin Cenevizliyi öldürür. Bu durum Cenevizlilerin şehirdeki hakimiyetinden rahatsız olmaya başlayan Bizans İmparatoru II.Andronikos Palaiologos’u memnun eder ve hızla Roger de Flor’u Anadoluda ilerleyen Türk boylarının üzerine salar.
1303 – 1304 yılları boyunca Roger de Flor komutasındaki Katalanlar, Karesi Beyliği, Germiyanoğulları Beyliği, Saruhanoğulları Beyliği, Aydınoğulları Beyliği, Menteşe Beyliği ve Karamanoğulları Beyliği ile çeşitli savaşlara girer ve Türklere karşı önemli galibiyetler alarak onları püskürtürler. Daha çok denizden teknelerle gelip adeta çıkartma yaparak savaşan bu paralı askerlerin Karesi Beyliği veya Saruhanoğulları Beyliği ile savaşırken Ayvalık ve civarından geçmemiş olması ve doğal bir liman oluşturan bu bölgede bulunmamış olması düşünülemez. Bununla ilgili henüz bir belge yok ortalıkta ama kim bilir belki birileri izine rastlar veya bir belge çıkıverir karşımıza, kim bilir?
Tabi bu arada bu Almogávareslerin savaşma nedenleri kişisel menfaatten olduğu için her yerde olduğu gibi girdikleri Bizans şehirlerinde de yağmalama yapar ve terör estirirler. Hatta Roger de Flor giriştikleri her savaştan zaferle ayrılmalarından güç alarak işi daha da ileri götürür ve Gelibolu Yarımadası’nda özerk bir Katalan bölgesi oluşturma girişiminde bile bulunur. Roger de Flor’un bu girişimlerinden rahatsız olan ve babasıyla ortak olarak ülkeyi yöneten Bizans İmparatoru IX. Mihail Paleologos, Adrianopolis kentinde, yani günümüzdeki Edirne’de Roger de Flor onuruna bir yemek organize eder ve 5 Nisan 1305’te Roger de Flor’u yüzlerce korumasıyla birlikte pusuya düşürerek öldürür. Gemileri ellerinden alınan ve liderlerinin ölümünden sonra dağılması düşünülen bu Katalan Bölüğü, karadan eve dönüş yolunda, Batı Trakya ve Makedonyada, “Katalan İntikamı” (Venganza Catalana) adı verilen bir seri saldırıya girişirler. Bu saldırıları da bastırmak isteyen İmparator IX. Mihail, bu sefer de Alanlar ve Kıpçak Türklerinden oluşan paralı askerler ordusuyla Katalanlara karşı savaş açar ama Bizanslılar bu savaşı çok büyük kayıplar vererek kaybederler. Bu savaşta yaralanan İmparator IX. Mihail, kaçtığı Selanik’te ölür.
Bu zaferden cesaret alan Katalan İntikam Grubu Batı Trakya’da saldırılarını sürdürür; öyle ki, Selanik’in güneydoğusunda o dönemde kutsal sayılan 20 manastırın yer aldığı ve halen bu 20 manastırın ileri gelenlerinden oluşan bir meclis tarafından yönetilen, kutsal Athos Dağı’nın bulunduğu ve sadece manastırda yaşayan rahiplerden oluştuğu için dünyada kadınların giremediği tek özerk yarımada olan Aynoroz Yarımadası’na bile saldırırlar. Olayın boyutları bu düzeye çıkınca da Papa bu saldırı sonrasında Katalanları aforoz eder ve Aynoroz Yarımadası’na girmelerini yasaklar.
Nihayet 2005 yılında, yani Roger de Flor’un ölümünden 700 yıl sonar, Özerk Katalan Meclisi Aynoroz Özerk Bölgesi’ne bir heyet gönderir ve bu yasağın kaldırılmasını talep eder. Tabi Aynoroz papazları da bu yasağı kaldırır.
Şimdilerde İspanya’dan ayrılma tartışmalarıyla gündemde olan Katalanların tarihinde bizim buralarda yaşanmış ne hikayeler var demek ki… Ayvalıkla ilgili bir belgeye rastlama ümidi ile Barcelona Deniz Müzesi arşivine bakmaya devam edeyim ben. Belli mi olur…
Serdar Çelik
reptres@gmail.com

TEILEN
Önceki İçerikSofranız şen olsun
Sonraki İçerikYunan benim dostum

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here