Serdar Kaplan’la Ayvalık’ta tango…

0

”Bodrum’da iki tane festival var mesela… Marmaris’te tango festivali var. Küçük beldelerden ziyade daha büyük nüfuslu alanları sayıyorum şu anda sadece. Karşıda gördüğünüz o küçük adalarda; hem Midilli’de, hem Sakız’da… Ayvalık’ta henüz yeni yeni başlıyor ve Ayvalık’ın oralardan eksik kalan hiç bir yanı yok. Güçlendirerek ilerlemeliyiz.”

 

Ayvalık’la olan ilişkinizle başlayalım isterseniz…

Yaklaşık 9 senedir Ankara’daydım. Makine mühendisiyim ve mesleğimin yanı sıra tango eğitmenliği de yapmaktaydım. Bir taraftan da fotoğrafçılığa devam ediyordum. Memleket Balıkesir… Çocukluğum Pelitköy sahilinde geçti. 27 senedir gelip gidiyoruz. İş hayatına ara vermek istedim; belki kalıcı belki geçici bir ara olacak, emin değilim. Ankara’daki evi kapattım, bütün eşyaları boşalttım, işimden istifa ettim. Bizim Ayvalık’taki yazlığa geldim yerleştim ve yeni bir hayata başladım… Bir senedir gerçekten hayatta hangi yolda ilerlemek istiyorum ona karar vermeye çalışıyorum. Fotoğrafçılık sürüyor; yazmayı seviyorum, edebiyatı seviyorum, bloğum var… Bunlarla ilgilenmeyi tercih ediyorum şu anda… 11 yıldır da tango yapıyorum. Ayvalık’ta olduğum zaman her şeyi dengede hissettiğimi söyleyebilirim.

Ayvalık’ta Tango eğitmenliğine ne zaman başladınız?

Geçen hafta ilk dersimizi verdik. Çalıştığımız grup daha önce Ayvalık’ta tango kursuna gitmiş; dört aylık eğitimleri var. Fakat o çalışma bazı sebeplerden dolayı bitmiş. Tangoya devam etmek istedikleri için de, bana ulaştılar.

Ayvalık’ı dans, kültür, sanat anlamında değerlendirecek olsanız…

Ayvalık’ta yaşamaya yeni başladım sayılır. Bu anlamda değerlendirebilecek kadar derinlemesine bilmiyorum. Fakat en azından benim bildiğim konu olan tangodan bahsedecek olursak, sahil beldelerinin bir çok yerinde tango oluyor. Bodrum’da iki tane festival var mesela… Marmaris’te tango festivali var. Küçük beldelerden ziyade daha büyük nüfuslu alanları sayıyorum şu anda sadece. Karşıda gördüğünüz o küçük adalarda; hem Midilli’de, hem Sakız’da… Ayvalık’ta henüz yeni yeni başlıyor ve Ayvalık’ın oralardan eksik kalan hiç bir yanı yok. Güçlendirerek ilerlemeliyiz.

Hedefte tangoyu festivalleştirmek var o halde.

Olabilir. Ekip olarak Midillide’ki festivallere katılacağız zaten.

Türkiye’de tangoyu nasıl görüyorsunuz?

Şaşırtıcı bir şekilde, Türkiye’de tango Arjantin’den sonra en yaygın olan yer diyebilirim. Festivaller öyle bir boyutta ki, Mart 2019’da Çırağan Sarayı’nda bir festival yapılacak. İşin bütçesini ve ölçeğini düşünün.

Cumhuriyet’in kuruluş döneminden beri Türkiye’de popüler sanırım.

Evet. Artık öyle bir noktaya geldi ki 2000 kişinin katıldığı etkinlikler oluyor. Genelde Avrupa’nın en büyük tango etkinliklerinde bile 500 civarında kişi olur. Türkiye’yi istatistiksel olarak inceleyecek olursak da, dansa katılımda yaş ortalaması Avrupa’ya kıyasla çok iyi. 1940’larda 50’lerde başlayıp halen devam edenler var. Türkiye’de de tango tabi ki o zamanlar önemliymiş; özellikle Atatürk zamanında. Fakat sosyal Arjantin tangodan ziyade salon tango yapanlar varmış.  Zaten sosyal Arjantin tango 1990’lardan sonra popüler olmaya başlıyor. Yurt dışında tango öğrenmiş bazı kişiler Türkiye’ye gelerek çeşitli illerde gezerek tango okulları açıyor ve tango eğitimine başlıyor. Sonra nedense bu dans Türkiye’de çok seviliyor. Biraz dramatik ve melankolik bir dans olmasından dolayı sanırım… İnsanımızın içine rahatça girebildiği bir bütünlüğe sahip. Avrupa’da daha plastik dans ediyorlar. Bizim hissiyatımız ve kendimizi vererek dans edişimiz Avrupa’da yok mesela. Bireysellik daha ön planda orada. Özetle; Türkiye’de tango çok popüler. İstanbul’da haftanın her günü 5-6 yerde tango geceleri düzenleniyor. Yine İstanbul’da 10’un üzerinde büyük festivaller var. Antalya’da, Bodrum’da, Ankara’da, Samsun’da, Bursa’da festivaller oluyor. Yani Türkiye’de tango çok güzel bir yerde. Dediğim gibi bizim yaş ortalamamız Avrupa’ya kıyasla çok daha iyi.

Daha genç bir nüfus var anladığım kadarıyla dans eden…

Avrupa’da ortalama yaş 55-60 civarıyken Türkiye’de bu ortalama 30-35’e kadar iniyor. Daha genç, daha dinamik ve büyümeye daha meyilli bir grup var Türkiye’de.

Fotoğraf ne zamandır var hayatınızda?

Altı yıldır uğraşıyorum fotoğrafla… Bir konuyla uğraşmaya başladığımda psikopatça uğraşırım aslında. Detaylar önemli oluyor benim için; en ince ayrıntısına kadar araştırıyorum. İki tane kameram var. Ayrıca analog kameram var. 20’ye yakın lensim var; bunların hepsi günümüz lensleri de değil. 1970’lerde üretilmiş tekniği çok farklı olan lensler de var. Şu ana kadar 30’un üzerinde uluslar arası festivalde fotoğrafçılık yaptım. Meslek seviyesinde aslında. Burada da dans, fotoğraf, yazı gibi daha sanatsal işlerle uğraşmak amacındayım. Tabi, Türkiye’de fotoğraftan para kazanmak istiyorsanız sanatla kazanmanız maalesef çok zor. Fotoğraftan para kazananlar daha çok ticari iş yapanlardı. Mimari fotoğraflar, network fotoğraflarıyla para kazanıyorlar ama bir cadde fotoğrafı çekip para kazanan maalesef yok. Ebruliyle uğraşmak gibidir sanat fotoğrafçılığı…

Son olarak, blog yazıyorum demiştiniz…

Genelde kısa hikayeler ve şiir… Daha varoluşsal şeyler yazıyorum. Eskiden İkinci Yeni tayfasını çok severdim hala da seviyorum… kelimelerle oynanması hoşuma giderdi; ama, yaş aldıkça anlam ve içerik daha önemli oldu benim için. Şairin hayatıyla da ilişkilenmesi önemli. O yüzden favori şairim Nazım Hikmet…

Karadiken’e de yazarsınız belki…

Tabii olur… Neden olmasın.

Tango kursuna katılmak isteyenler her Salı saat 20:00’da Bloom Bistro’dan irtibat sağlayabilirler.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here