“Kimi evde, yemek, yaşamak için yenir. Kimi evde, yemek için yaşanır. Bizim evde ise yemek, muhabbet olsun diye yenirdi. Sofra muhabbet için kurulur, yine muhabbetle kaldırılırdı.”
Takuhi Tovmasyan

Bugün sizlerle birkaç yıl önce okuyup çok etkilendiğim, Takuhi Tovmasyan’ın Sofranız Şen Olsun kitabını paylaşmak istedim. Öyle ki yeme içme konusuna bakışım gelişti, duygu ve düşüncelerim yeni bir ifade kazandı.

Sevgili T. Tovmasyan, önsözde yukarıdaki cümle ile ifade ediyor düşüncelerini ve bizleri de çocukluğumuzun birbirinden değerli anlarına taşıyan kimi ortak kimi farklı ama hepsi rengahenk eski sofralarımızda dolaştırıyor. Bir kez daha görüyoruz ki bu sadece bir yemek ve anı kitabı değil. Alışkanlıklarımız, birbirimizden öğrendiklerimiz, paylaşarak sürdürmeyi başardıklarımızla birlikte verdiğimiz acılar ve tehcirin, ayrımcı politikaların derin yaraları da anlatılıyor. Mutlu ve üzücü olayların arasındaki geçişler şaşırtıcı biçimde hissettirmeden ifade edilmiş, belki de bu yüzden bu kadar sarsıcı.

Çorlu ve İstanbul’da yaşayan Ermenilerin sofralarından, sohbetlerinden gündelik yaşam ve geleneklerinden yalın bir dil ile aktarımlarla dolu kitap, bize birlikte hazırladığımız bir yemek sofrasında dost sohbetindeymişiz gibi yakın ve içten his ettiriyor.

Özellikle Çorlulu ninelerinden ve onların mutfak becerilerinden bahsederken sevgi dolu bir mutfakta öğrenerek büyümenin, muhabbetle dolu bir sofrada yemenin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz. Zaten “ninelerimin mutfağından, damağımda, aklımda kalanlar” cümlesi mutfakta büyüyen her birimiz için çok şey ifade etmiyor mu?

Ninelerimizin zamanında bizlerin de bir parçasına tanık olduğumuz süreçlerde, yemek sofraya gelinceye kadar malzemelerin üretilmesi ya da satın alınmasından, hazırlanmasına dinlendirilip sunulacak hale getirilmesine kadar bir çok kişinin emeği ile ortaya çıkıyordu. İşte bu mutfak aşamalarındaki ortak emek, keyifli ritüellerle dolu bir telaştı. İşte Sofranız Şen Olsun bizlere bir zamanların perhiz yemeği, sonraların mezesi ‘Topik’in tarifini verirken bir yandan da kaybolmaya yüz tutmuş bu güzel anılara, işbirliğine tutunmanın değerini anımsatıyor. Bu arada başka bir yerde bulamayacağımız bilgilere de ulaşıyor ve yazarın anıları ile birlikte zamanın akışında toplumsal yaşamın inceliklerine de tanıklık etmiş oluyoruz.

Öte yandan Takuhi Yaya’dan yazarımız Takuhi’ye miras kalan bir vicdan meselesi vardır ki, okuyucunun da canını yakar, tehcir yollarında küçük yaşta yitirilen Mardik Amca… Ölmüşler için kavurduğumuz irmik helvasını bu kez Mardik Amca için kavuruyor ve bu hazin öykü ile tarifi bizlere aktarıyor yazarımız.

Kitapta, hem çok tanıdık yemekler ve tarifleri hem de ilk defa duyduğunuz yemek ve tarifleri işte böyle birbirinden farklı anıların öyküleri ile okuyacaksınız. Örneğin “Akabi Yaya Böreği” ile birlikte anılan Kocagörmez tatlısı. Börek yapımı sürecinde tüm kadınların birlikte emek verdiği ve kalan hamurun hemen o anda sıcak pişirilip tatlandırılarak tüketildiği için bu adı almış. Diğer börek gibi kocalara hiç ayrılmadan tüketildiği için adı üstünde “Kocagörmez”.

Çorlu’dan başlayan, Der Zor’da acı dolu süreçleri yaşayan ve Yedikule’ye birçok kayıp ile dönüp birbirinden ilginç leziz mezeleri, tatlıları, yemekleri kendi gazinolarında üretip paylaşan bir ailenin değerli anıları, tanıklıkları ile dolu bu özel kitap içime işledi diyebilirim.

Yemeğin duygusal, düşünsel, fiziksel, sanatsal bir çok konu ile doğrudan bağı olduğunu düşünen biri olarak söyleyebilirim ki; mutfak benim için çoğu zaman hem keyif ve terapi, hem de öğrenerek paylaşım sürecidir. Bir de ninelerimizden bize kalan miras; pişirdiklerini sofrada sevdikleri ile paylaşarak beğeni ile yenilmesine tanık olmanın verdiği haz…

İşte bu yüzden henüz okumadıysanız, yemek-anı türüne başka bir boyut kazandıran bu kitabı ilk fırsatta okumanızı öneririm. Kalplere, zihinlere işleyen içtenlik dolu anlatımı, sade dili, en önemlisi de bu değerli eseri ile  bizlere yaptığı  katkı için  Takuhi Tovmasyan’a bir kez daha teşekkür ediyorum.

Hoş geldiniz! Sofranız şen, muhabbetiniz bol olsun…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here